Beren ve Lúthien: Orta Dünya’dan Epik Bir Aşk Hikâyesi
1 hafta önce

Orta Dünya’nın kapıları bu kez epik bir aşk hikâyesiyle açılıyor


Orta Dünya’nın büyülü kapılarını bize açan, anlattığı destansı hikâyelerle hayal gücünün sınırlarını zorlayan J. R. R. Tolkien’in metinlerinden derlenerek hazırlanan kitabı Beren ile Lúthien nihayet dilimize çevrildi. Orta Dünya hayranlarının merakla beklediği, Türk okuyucunun çevirisi için heyecanlandığı kitapta Tolkien’in oğlu Christopher Tolkien, ünlü yazarın metinlerinin orijinal hallerini koruyarak okuyucuya sunuyor. Alan Lee’nin illüstrasyonları ile süslenen kitapta okuyucuyu Orta Dünya’nın en cesur ve en dokunaklı aşk hikâyesi bekliyor. 

Daha küçük yaşlardayken yaşadığı yerin etkisiyle derin bir hayal dünyasına sahip olan J.R.R. Tolkien sadece dehasıyla değil, dil yaratma konusundaki başarısıyla da okuyucunun kalbinde ayrı bir yere sahip yazarlardan. Hobbit ve yirminci yüzyılın en çok okunan kitaplarından biri olan Yüzüklerin Efendisi üçlemesiyle okuyucuyu ritmi hiç düşmeyen bir maceranın içine sürükleyen yazar fantastik türün öncüsü tanımını sonuna kadar hak ediyor. Dünya Savaşlarına şahit olan, yaşadıklarından ve kayıplarından insanlık durumu, savaş, fedakarlıklar ve ihanetlerle örülü bir kurguya sahip olan Yüzüklerin Efendisi’ni çıkarmayı başaran Tolkien’in yeni yayımlanan kitabında yine yaşamından izler bizleri bekliyor. Orta Dünya’nın kapıları bu kez Tolkien’in karısına duyduğu aşktan ilham alarak yazdığı efsanevi bir aşk hikâyesiyle açılıyor. Yazarın ölümünden 4 yıl sonra yine oğlu tarafından okuyucuya sunulan ve yazarın en önemli eseri kabul edilen Silmarillion’da karşımıza çıkan Beren ile Lúthien’in mücadelelerle dolu aşkı okuyucuyu yine kalbinden vuracak. 


Kitap hakkında kısaca


Yazarın ölümünden sonra yayımlanan onlarca eserden biri olan Beren ile Lúthien’de karşımızda yine İnsanlar, Elfler, Orklar ve Cücelerin yer aldığı bir dünya ve bu dünyada filizlenen sahici bir aşk var. Barahir oğlu ölümlü bir insan olan Beren ölümsüz bir Elf olan güzeller güzeli Lúthien’e ilk gördüğü anda aşık olur. Elf Kralı Thingol'ün ve Maia Melian'ın kızı Lúthien de bu aşka karşı koyamaz. Ancak ölümlü bir insanla bir elf arasındaki bu aşkı yaşamak kolay olmayacak, edebiyat tarihindeki pek çok trajik aşk hikâyesinde olduğu gibi mutlulukları uzun sürmeyecektir. Kızının ölümlü bir insanla birlikte olduğunu öğrenen ve buna şiddetle karşı çıkan Elf Beyi, Beren’i tabiri caizse bir intihar görevine gönderir. Beren gerçekten Lúthien’e aşıksa ve onunla evlenmek istiyorsa Kara Düşman, Morgoth olarak da bilinen Melkor’un karşısına çıkmalı ve ondan hiç kimsenin ulaşamadığı değerli mücevher Silmaril’i çalmalıdır. Ve Beren’in aşkı için girdiği amansız mücadelesi başlar. Ancak burada yalnız değildir, sadece bir elf değil, aynı zamanda inandıkları uğruna her şeyi yapabilecek cesur bir savaşçı olan Lúthien de onu yalnız bırakmaz. Güzelliğiyle dikkat çeken Lúthien Beren’i kurtarmak için hayatını riske atan, kararlığıyla da okuyucuyu kendine hayran bırakacak pek çok maceraya atılır. 

Klasik bir aşk hikâyesi gibi başlayan kitap şarkıların gücü, illüzyon büyüleri, ihanet ve güç savaşları derken yine okuyucunun soluksuz okuyacağı bir Tolkien eserine dönüşüyor.


Kitabın ilham kaynağı Tolkien’in kendi aşkı


Tolkien’in kitaplarında kendi yaşamından derin izlere rastlandığını belirtmiştik. Çocukları için Hobbit’i yazan ve yakaladığı başarı karşısında oldukça şaşıran yazar yine yaşanmışlıklarının etkisiyle yazdığı Yüzüklerin Efendisi’nde çıtayı bambaşka bir yere koymuştu. Yazarın 100 yıl sonra oğlu sayesinde okuyucuya ulaşan yeni kitabının ilham kaynağı ise eşi Edith Mary Tolkien. Tıpkı kitapta Beren’in Lúthien’i ilk gördüğü ana benzer bir anı Tolkien’in Edith’i ilk gördüğünde yaşadığı belirtiliyor. Mezar taşlarında isimleriyle birlikte yazan Beren ve Lúthien de onların ölümsüz aşklarının simgesi niteliğinde.


Tolkien’in hayatı da beyaz perdeye yansıdı


Oxford'da profesör olarak görev alan Tolkien aslında bir öğretmen olsa da zaman içinde dünyanın en iyi dil bilimcilerinden birine dönüştü. Eski Gan ve Fin Dilleri üzerine eğitim gören, yazım ve dil bilgisi üzerine yaptığı çalışmalarla kendi Elf dilini yaratmayı başaran İngiliz yazarın bu güçlü üslubunu sınırları zorlayan bir hayal gücüyle birleştirmesi yazarı da okuyucunun gözünden bir merak konusu haline getirdi. Katıldığı I. Dünya savaşı, ilginç özellikleriyle ilgili konuşulan efsaneler, arkadaşlıkları, aşkı da kitapları kadar ilgi çekici olduğundan sinema sektörü yazara da tepkisiz kalamadı. Ailesinin yazarın yaşamını konu alan filmi desteklemediğini açıklamasına rağmen Tolkien’in hayatı yakın zamanda beyaz perdeye yansıdı. Dome Karukoski’nin yönetmen koltuğunda oturduğu, usta yazarı Nicholas Hoult’un canlandırdığı film Temmuz ayında ülkemizde vizyona girdi. 


Kitaplara daha yakından bakın: