Dünya Klasikleri Arasında Yer Alan Sefiller Neden Bu Kadar Önemli?
21 Eylül
Fransızca “Les Misérables”, Türkçe “Sefiller” adıyla nam salmış; Victor Hugo’nun en ünlü eserlerinden birisi olan bu başyapıt ilk kez 1862 yılında okuyucuyla buluştu. Kısa sürede hak ettiği değere ulaşarak 19. yüzyılın en başarılı ve görkemli yapıtlarından birisi olarak kabul edildi.

Sefiller Ne Anlatıyor?


1815’te başlayan hikâye, 1832 yılındaki Paris Haziran Ayaklanması ile son bulur. Birçok karaktere değinen ve girift hâlde birbirine dokunan bu hayatları aktaran Sefiller romanı, esasında kürek mahkûmu Jean Valjean’ın hayatta kalma mücadelesini, kefaret ödeme temasını eksenine alarak anlatmaktadır.

Jean Valjean, ekmek çaldığından ötürü beş yıl kürek cezasına çarptırılmışsa da birkaç başarısız kaçma girişiminden ötürü cezası 19 yıla çıkarılmıştır. Kuvveti yerinde bir insan olarak bilinen Jean Valjean, hapiste bütün iyi duygularını yitirmiş gibidir. Mahkûm olduğunu gösteren belgesi nedeniyle hapisten çıktığında herkes ona kötü davranır. Jean Valjean ise, onu evine alan piskoposun evinden gümüş takımları çalar. Ancak gene yakalanır. Ancak piskopos, ondan şikayetçi olmadığı gibi üstelik iki tane gümüş şamdan hediye ederek bu şamdanlardan elde edeceği parayı namuslu bir insan olma yolunda harcamasını ister.

Bu, Jean Valjean’ın hayatında dönüm noktası olacaktır.

On Yedi Yıllık Esaret


Romandaki Jean Valjean’ın 19 yıl boyunca hapis cezası çekmesi gibi, Sefiller de Victor Hugo’nun (pek çok araştırmacının iddiasına göre) 17 yıl boyunca üzerinde çalıştığı bir roman olarak şekillendi. Fransa tarihi, Paris mimari ve kentsel tasarımı, ahlak felsefesi, siyaset, ailevi ve romantik sevginin türleri, antimonarşizm gibi pek çok farklı konunun özenli bir şekilde ele alındığı bu yapıt; hak ettiği gibi müzikal, müzikalden uyarlanan bir film, pek çok tiyatro ve sinema eserine uyarlandı.

Sefiller Neden Önemli?


Fransız edebiyatının en önemli yazarları arasında gösterilen Victor Hugo’nun en çok okunan eseri olmasının yanı sıra Sefiller, Fransız edebiyatının öncüleri Voltaire, Rousseau, Montesquieu ve Diderot gibi pek çok yazarın benimsediği toplum için sanat anlayışının romantizm akımı ile birlikte uygulandığı ilk kitaplar arasında yer alır.

Nitekim dönemin şartları incelendiğinde 19. yüzyıldaki Fransa göz önüne getirildiğinde çok net biçimde görülebileceği üzere 14 Temmuz 1789’daki Fransız İhtilali ve sonrasındaki kaos ortamı, ölümler, politik karmaşalar halkı devasa bir yas sarmalına itmiştir. Bu yas ortamında insanların onları gerçek hayatın şartlarından uzaklaştıracak duygu yüklü yapıtlara olan ihtiyacı da aşikârdır. Dolayısıyla, 18. yüzyılda ortaya konulan sadece akla dayandırılan eserlerin halkın güncel ihtiyacına karşılık veremediği sonucu da kolayca ulaşılabilecek bir çıkarımdır. Victor Hugo, bu dönemde ortaya çıkan romantizm akımının gücünü Sefiller isimli yapıtında hayli nitelikli bir biçimde ortaya koymuştur.

Sefiller Uyarlamaları


Tiyatro, sinema ve bütün sanat dalları güçlenmek için köklü yapıtlara ihtiyaç duyabilmektedir. Dolayısıyla Sefiller, sık sık farklı mecralardaki sanat eserlerine uyarlanmış bir şekilde karşımıza çıkmıştır.

1935 yılında çevrilen, “En İyi Film” dalında Akademi Ödülü’ne aday gösterilen; Richard Boleslawski’nin yönettiği, Fredric March ve Charles Laughton’un başrollerinde oynadığı film akla ilk gelen uyarlamasıdır. 1937 yılında ise Orson Welles tarafından bir radyo uyarlaması yapılan Sefiller, sinemadaki ikinci yolculuğuna ise 1958 yılında çıkar. Jean-Paul Le Chanois’in yönettiği; Doğu Almanya’da çekilen filmde Jean Gabin, Bernard Blier ve Bourvil rol almıştır.

1967 yılında ise, Sefiller ülkemize uğrar. Osman F. Seden’in senaristliğini ve yapımcılığını üstlendiği, Zafer Davutoğlu’nun yönettiği filmin başrollerinde Kartal Tibet, İzzet Günay, Filiz Akın, Sevda Ferdağ ve Kadir Savun yer almaktadır.

1978 yılında bu kez bir televizyon filmi uyarlaması ile karşımızdadır. Richard Jordan ve Anthony Perkins’in rol aldığı filmi, 1980 yılında bir müzikal takip eder. 1995 yılında ise başrolünde Jean-Paul Belmondo’nun oynadığı bir başka sinema filmi uyarlaması ve 1998 yılında ise Liam Neeson ve Geoffrey Rush’un rol aldığı bir film uyarlamasında kitabın izlerine rastlarız.

Milenyum sonrasında ise bambaşka formatlar bizi beklemektedir. Gérard Depardieu ve John Malkovich’in rol aldığı mini TV dizisi, Hugh Jackman ve Russell Crowe’un rol aldığı müzikal uyarlaması sinema filmi ve Takahiro Arai tarafından üretilerek Monthly Shonen Sunday Dergisi’nde yayımlanmaya başlayan bir manga uyarlaması da Sefiller’i farklı kulvarlarda yolculuk yapmaya itmiştir.

Alper Kaya
Kidega İçerik Ekibi