Dünyanın En Kısa Öyküsünü Kim Yazdı?
13 Şubat
14 Şubat sadece sevgililer için değil edebiyat tutkunları için de özel bir gün. Özellikle de öykü okuyan kitapseverler için… Çünkü bugün Dünya Öykü Günü olarak da karşımıza çıkıyor. Dünya Öykü Günü’nün kurucusu Özcan Karabulut, “Herhangi bir gün de olabilirdi ama neden 14 Şubat olmasın?” diyor ve Sait Faik’in “Sevmek, bir insanı sevmekler başlar her şey” sözüne değiniyor ve “Biz, ‘Paylaştıkça, çoğaldıkça bir anlam kazanır' diye ekledik ve Sait Faik'in bu sözünden hareketle Dünya Öykü Günü’nün kutlanacağı gün olarak 14 Şubat'a karar verdik. Ankara'da Kitapkurdu'nda ülkemizin dört bir tarafından gelen öykücülerimizle tartıştık ve bu günü benimsedik. Öyküyle, sevgiyle, Sevgililer Günü'yle birleştirilen bir gün oldu 14 Şubat. Öte yandan hiç de basit bir değerlendirme olmaz diye düşünüyorum, öykü bizim sevgilimiz aynı zamanda.” diyerek sözlerine devam ediyor. Biz de Dünya Öykü Günü’ne özel olarak, seni dünyanın en kısa öyküsünü keşfedeceğin bir yolculuğa çıkaracağız. Bu yolculuğa hazır mısın? 

Bir öykü, gerçek ya da gerçeğe yakın bir şekilde tasarlanan olayların ilgi çekici anlatımıyla oluşuyor. Kısa bir düz yazı türü olan öykü tarihin ilk edebi ürünleri destanlarla birlikte ortaya çıktı ve önemli ölçüde değişimler geçirerek günümüze kadar geldi. Peki, dünyanın en kısa öyküsü hangisi ve bu öyküyü kim yazdı? Bu sorunun cevabını merak ediyorsanız yazımızı okumaya devam edin. 


Dünyanın En Kısa Öyküsü 


Kısa bir yazı türü olan öyküler genellikle 5-10 sayfadan oluşuyor. Daha da kısa olan mikro öyküler konusunda edebiyatçılar fikir birliğine varamamış ve 2000 sözcükten daha az olduğunu savunanlar olduğu gibi 100 ile 1000 sözcük arasında olabileceğini söyleyenler de var. İngilizcesi “Flash Fiction” olan çok kısa öyküler Türkçe’de mikro öyküler olarak tanımlanıyor. 

Mikro öykülerin en ünlülerinden biri, dünyanın en kısa öyküsü 6 kelimeden oluşuyor ve bu kısacık öykü Ernest Hemingway’e atfediliyor. Rivayete göre, Ernest Hemingway bir gün yazar arkadaşlarıyla öğle yemeğindeyken ortada duran peçeteye 6 kelimelik bir hikaye yazabileceği fikrini ortaya atar. Elbette ki diğer yazar arkadaşları buna inanmaz ancak Hemingway peçeteye hızlıca 6 kelimeden oluşan 3 cümlelik kısa bir öykü yazar ve peçeteyi arkadaşlarına uzatır. Peçetede yazan kısa öykü şudur: “For sale: Baby shoes. Never worn.” İşte o zaman diğer yazar arkadaşları duygu değişimleri yaşar. Yıllar sonra “Satılık: Bebek ayakkabısı. Hiç giyilmedi.” hikayesi “dünyanın en kısa öyküsü” olarak anılır hatta “gelmiş geçmiş en hüzünlü hikaye” olarak da betimlenir. 

Hikayenin Ernest Hemingway tarafından yazılıp yazılmadığı da bir tartışma konusuyken bu rivayet farklı şekillerde de dilden dile dolaşıyor. Olayı bu şekli ile ilk defa ortaya atan kişinin Peter Miller adlı bir edebiyat ajanı olduğu söylencesi de mevcut. 1980 yılında yazılan John De Groot’un tek kişilik oyunu “Papa: A Play Based on the Legendary Lives of Ernest Hemingway” 1989 yılında sahneleniyor. Türkçe’ye çevrildiğinde “Baba: Ernest Hemingway’in Efsanevi Hayatından Uyarlanan Bir Oyun” adını taşıyan oyunda da bu meşhur kısa öykü yer alıyordu. 1992’de Kanadalı edebiyatçı John Robert Colombo ve ünlü bilimkurgu yazarı Arthur C. Clarke’ın  mektuplaşmalarında da Clarke’ın Hemingway’in bu anekdotundan bahsettiği bilinir. Bu kısa hikayenin Simeon Lumgair tarafından uyarlanan “Abrupt Ending” kısa filmi de mevcut. 

Günümüze kadar ulaşan dünyanın en kısa öyküsünün yazarı Ernest Hemingway’in hayatına ve eserlerine daha yakından bakmaya ne dersin? 


Kısaca Ernest Hemingway’in Hayatı 


Romancı, hikaye yazarı ve gazeteci Ernest Hemingway, 21 Temmuz 1899 yılında dünyaya geldi. Basit yazma tekniği ve sade üslubuyla 20. yüzyıl edebiyatını etkileyen Hemingway’in babası doktor annesi ise müzik öğretmenidir. Dolayısıyla küçük yaşlarda müzikle tanışan yazar aldığı eğitim ile çello çalmayı öğrenir. Yazmaya ise lise yıllarında başlayan Hemingway’in yazıları okul gazetesinde yayımlanır. Liseden mezun olduktan sonra Kansas City Star gazetesinde muhabir olarak çalışmaya başlar. Birkaç yıl sonra Amerikan Kızıl Haç Birliği’nde gönüllü olarak ambulans şoförlüğü yapar. Daha sonra yaptığı İstanbul gezisiyle birlikte Kurtuluş Savaşı hakkında yazılar yazmaya başlar. Böylece yazdığı öyküleri çeşitli dergilerde yayımlanan yazar kısa öykü üstadı olarak anılmaya başlar. Hemingway yaşamının son zamanlarına doğru artık yazamıyor oluşunu kaldıramaz ve bu durum onun hiçliğe doğru yol aldığını düşünmesine neden olur. Düşünceleriyle kendini içten içe yiyip bitiren yazar 2 Temmuz 1961 yılında intihar eder. 

Yaşlı Adam ve Deniz” eseriyle Pulitzer ve Nobel Edebiyat Ödülü’ne layık görülen Ernest Hemingway’in tüm eserlerini incelemenizi öneririz. 


Ernest Hemingway’in Eserlerinden Sinemaya Uyarlanan Filmler 


Pek çok kitap gibi yazdıklarıyla kendi içinde yaşadığı dünyayı aktarmakla kalmayarak dönemin acılarını, yıkımını, direnişini yansıtan Hemingway’in eserleri de sinemaya uyarlandı. Yazarın hangi eserleri sinemaya uyarlanmış göz atmaya ne dersin? 


Silahlara Veda 


Hemingway “Silahlara Veda” eserinde savaşta yaşanan bir aşk hikayesini konu alıyor. Savaş ve aşk gibi iki zıt kavramı harmanlaması, karakterleri ve betimlemeleriyle okuyucu etkisi altına almayı başarıyor. Hemingway’in bu kitabında sade ve anlaşılır dili akıcı anlatımıyla buluşuyor. Frederic Henry ve Catherine Barkley’in aşkını anlatırken, savaş ve aşk gibi iki zıt kavramı öyle güzel harmanlıyor ki okuyucuyu etkilemeyi başarıyor. 

“A Farewell to Arms” adıyla sinemaya uyarlanan “Silahlara Veda”nın yönetmen koltuğuna Frank Borzage oturdu. Filmde Catherine Barkley’i Helen Hayes canlandırırken, Gary Cooper Frederic Henry karakterinde rol aldı. 

1957 yılında tekrar sinemaya uyarlanan eserin yönetmenliğini Charles Vidor ve John Huston üstlenirken, oyuncu kadrosunda Rock Hudson, Jennifer Jones, Vittorio De Sica gibi oyuncular yer aldı. 


Çanlar Kimin İçin Çalıyor 


Hemingway’in Pulitzer Ödülü’ne aday gösterilen “Çanlar Kimin İçin Çalıyor” eseri de savaşı konu alıyor. Bu sefer dönemin birçok sanatçısının da katılmış olduğu İspanya İç Savaşı’na tanıklık ettiği anları okuyucuya aktarıyor. Savaşın gerçeklerini ve verdiği zararları gözler önüne seren yazar tarihi bilgilerin yanı sıra psikolojik tahlillere de yer veriyor. Detaylı anlatımıyla dikkat çeken bu duygu yüklü eseri mutlaka okumalısınız. 

Eser yayımlandıktan kısa süre sonra sinemaya uyarlandı. Sam Wood’un yönetmenliğini yaptığı 1943 yapımı “For Whom the Bell Tolls” filminde de “Silahlara Veda” kitabından uyarlanan filmin başrolündeki Gary Cooper yer aldı. 


Ya Hep Ya Hiç  


“Ya Hep Ya Hiç” geçim sıkıntısı çeken bir aileyi ayakta tutabilmek için kaçakçılık yapmak zorunda kalan Harry Morgan’ın hüzünlü hikayesini konu alıyor. Küba ve West Adası arasında geçen hikaye, Kübalı balıkçıların doğayla savaşını, Kübalı devrimcilerin savaşımıyla bir araya getiriyor. Hangi ülkede hangi zamanda yaşanırsa yaşansın her zaman ilginizi çekecek bu eseri okumanızı öneririz. 

Kitap 1944 yılında “To Have and Have Not” adıyla sinemaya uyarlandı. Filmin yönetmen koltuğunda Howard Hawks yer alırken oyuncu kadrosunda Humphrey Bogart, Walter Brennan, Lauren Bacall, Dolores Moran gibi isimler vardı. “To Have and Have Not” filminin fragmanını da izlemenizi tavsiye ederiz.


Kilimanjaro’nun Karları 


“Kilimanjaro’nun Karları” kitabı Hemingway’in çok beğenilerek popüler olmuş yapıtlarından seçilen 10 öyküyü içerir. Bu eser de hikayenin üzerinde biraz oynanarak 1952 yılında sinemaya uyarlanır. Gregory Peck, Susan Hayward, Ava Gardner gibi oyuncuların yer aldığı orijinal adı “The Snows of Kilimanjaro” olan filmin yönetmen koltuğunda ise Henry King vardır. 


Güneş de Doğar  


Ernest Hemingway’in en ünlü eserlerinden biri olan “Güneş de Doğar” aynı zamanda yazarın ilk kitabıdır. Yazar bu kitabıyla savaş sonrası insanların değişen yaşamlarına, yiten değer yargılarına odaklanır. Anlatıcı ile bir yolculuğa çıkacağınız bu kitaba göz atmalısınız. 

Hemingway’in bu eseri de 1957 yılında “The Sun Also Rises” olarak sinemaya uyarlanır. Filmin yönetmenliğini “The Snows of Kilimanjaro” filmini de yönetmiş olan Henry King üstlenir. Kadrosunda Tyrone Power, Ava Gardner, Mel Ferrer gibi oyuncuların yer aldığı “The Sun Also Rises” filminin fragmanını mutlaka izlemelisiniz. 

 

Yaşlı Adam ve Deniz 


“Yaşlı Adam ve Deniz”, ihtiyar bir balıkçının dev bir kılıçbalığıyla olan mücadelesini kendine has üslubu ile anlatıyor. Kitapta balıkçının kendi ile konuştuğu inanılmaz güzellikte diyaloglar yer alıyor. Yazara Nobel Edebiyat Ödülü kazandıran Ernest Hemingway’in bu ölümsüz eserini okuma listenize mutlaka eklemelisiniz. 

John Sturges ve Fred Zinnemann’ın yönetmen koltuğuna oturduğu 1958 yapımı “The Old Man and the Sea” filmi Hemingway’in bu kitabından uyarlanarak çekilir. Oyuncu kadrosunda Spencer Tracy, Felipe Pazos, Harry Bellaver gibi isimlerin yer aldığı “The Old Man and the Sea” filminin fragmanını izlemenizi öneririz. 

Eser, 1999 yılında yönetmen Aleksandr Petrov tarafından yeniden sinemaya uyarlandı. Bu kez filmde Gordon Pinsent, Kevin Duhaney gibi oyuncular yer aldı. 

"The Killers" (1946-1964), "The Macomber Affair" (1947), "Under My Skin" (1950), "The Breaking Point" (1950), “Gifts Like With Elephant” (2008) ve “A Clean, Well-Lighted Place” (2008) de yazarın eserlerinden uyarlanan diğer filmler. Ernest Hemingway’in tüm eserlerine göz atmayı unutmayın. 14 Şubat Dünya Öykü Günü’nüz kutlu olsun!


Kitaplara daha yakından bakın: