Sepetim 99 ÜRÜN

Sepetiniz Henüz Boş!

Toplam Tutar
    Elif Şafak'tan Denemeler: Sanma ki Yalnızsın
    03.06.2018

    Elif Şafak, Sanma ki Yalnızsın, Doğan Kitap, 214 Sayfa, Nisan 2018

    İlk öykü kitabı 1994 yılında ve Kem Gözlere Anadolu adıyla yayınlanan Elif Şafak, adını 1998 yılında Pinhan ile duyurmaya başladı. Bu romanla Mevlana Büyük Ödülü’nü alan Elif Şafak, 1999 yılında Şehrin Aynaları’nı, 2000 yılında da Mahrem’i yayımladı. Türkiye Yazalar Birliği Ödülü’nü de Mahrem’le aldı. 2002’de Bit Palas, 2004’te ise Araf’ı yayımlayan Şafak’ın bundan sonraki edebiyat hayatı okurlarını onu sevenler ve sevmeyenler olarak ikiye böldü. Okurlarının bir kısmı Elif Şafak’ın sosyal ve siyasal konulara bakış açılarını ve hayatta durduğu yeri sorgulayıp onu okumaktan vazgeçerken, bir kısmı bunları hiç umursamayıp devam etti. Her şeye rağmen Elif Şafak, çağdaş Türk edebiyatının en çok tartışılan, hakkında en çok konuşulan simalarından biri oldu. Tüm kitapları hem edebiyat çevrelerince hem de ana akım medyada sık sık tartışıldı.


    Çok eleştirildi ama en çok o okundu

    Yazar 2005 yılında denemelerini topladığı Med Cezir’i, 2006 yılında Baba ve Piç’i, 2007 yılında Siyah Süt’ü yayımladı. Bir başka eseri olan Aşk 2009 yılında Türkiye’de en kısa zamanda en çok satan roman oldu. Ancak bu defa da Şafak, çok satmak için halkla ilişkiler yöntemlerine başvuran bir yazar olduğu gerekçesiyle eleştirildi. Elif Şafak’tan vazgeçenler açısından mesele popüler konuları seçip klişe olaylar ve anlatılarla örmesiydi romanlarını. Pembe bir kapakla çıkan kitabının erkeklerin de sokakta rahatlıkla okuyabilmesi için kimi baskılarda başka bir kapak kullanılması bu eleştirileri iyice doruğa çıkarttı. Şafak’ı okumaya devam edenlerin argümanı açıktı: Yazdığını okutuyordu, okurunu yabancılaştırmıyor, yormuyordu.

    Eserlerinden seçkilerin olduğu Kâğıt Helva yine 2009 yılında, gazete yazılarının derlendiği kitabı Firarperest 2010 yılında yayımlandı. Şafak 2010 yılında Fransa’da Sanat ve Edebiyat Şövalyesi nişanına layık görüldü. Göç eden bir ailenin hikâyesi olan İskender romanı 2011, yine yazılarının derlendiği Şemspare 2012, 16’ncı yüzyılın İstanbul’unu anlattığı eseri Ustam ve Ben 2013, Havva’nın Üç Kızı 2016 yılında yayımlandı. Havva’nın Üç Kızı, 2016 yılının en çok okunan romanı oldu.

    Kitapları daha önce Metis’ten çıkan Şafak artık Doğan Kitap’la çalışıyor. Dünyada eserleri kırk sekiz dile çevrilen yazar hakkında, dünyanın önde gelen kitap gazete ve dergilerinde yüzlerce inceleme yazıldı. Ancak Şafak’ı eleştirenler için bu da iyi bir gösterge değildi. Şafak, uluslararası bir üne sahip olduktan sonra eserlerini bu ünü sürdürebileceği mecra ve dilde üretmeye başlamıştı onlara göre. Eserlerini Türkçe ve İngilizce yazan yazar, çok satabilmek için dilini çeviriye uygun bir forma sokmuş, bir başka deyişle basitleştirmiş, ayrıntılar ve nüanslardan azade kılmıştı. Ancak bütün bunlar Şafak’ın ününe gölge düşürmedi. Londra’da ve İstanbul’da yaşayan Elif Şafak, Avrupa Edebiyatı Weidenfeld Kürsüsü’ne misafir öğretim üyesi olarak edebiyat ve sanat seminerleri vermek üzere seçildi. Margaret Atwood, David Mitchell ve Sjón ile birlikte, Norveç merkezli Future Library’ye (Geleceğin Kütüphanesi) 100 yıl sonra okunmak üzere eser bırakacak yazarlar arasında girdi. Forbes’in 2016 değerlendirmesinde Türkiye’nin en çok kazanan yazarı olduğu söylendi.

    Med Cezir, Firarperest ve Şemsname’nin ardından Şafak’ın yazılarını topladığı dördüncü kitabı “Sanma ki Yalnızsın” Nisan ayında Doğan Kitap yayınları arasında çıktı. Habertürk ve Hürriyet gazetelerinde ve Kara Karga dergisinde yayımlanan yazılarını derleyen Şafak’ın bu kitaptaki metinleri pek çok çocuk kitabı ve dergisi resimleyen Huban Korman’ın illüstrasyonlarıyla bir arada yer alıyor.


    Her kitapta biraz kendini anlatıyor

    Elif Şafak kitaptaki yazılarının bir çoğunda sevilmekten, sevmekten, uzun süre bir insana bağlı kalmaktan, yaşamaktan ve yaşlanmaktan bahsediyor. Kişisel hikâyelerine, otobiyografik anlatılara da yer verdiği yazılarda günün sosyal ve siyasal olaylarının insanlar üzerindeki muhtemel etkilerine değiniyor. Ağırlıklı olarak temel meselelerin kadınlık, yazmak ve edebiyat olduğu söylenebilir. Kitabın ilk yazısında “herkesçe sevilmek isteyen, sevgiye muhtaç insanların yapacağı iş değil yazarlık” diyor, lakin son yazısında hayatı boyunca babasını bekleyen ve ona karşı olan öfkesini dindirmeye çaba sarf ederken büyüyen, derken tam baba-kız oldukları bir zamanda babasını kaybeden Elif’i anlatıyor. Sayfalar boyunca sevgi ve sevgisizlik temaları tüm diğer konuların içine sızıyor. Şafak, duyguları açmaya, anlamlandırmaya, onlara bir dil kazandırmaya uğraşıyor. Gerek bu kitapta, gerekse diğer kitaplarında anlattığı her şeyin zamanla, tecrübeyle öğrendiğini ve kabullendiğini dile getiriyor. Büyümenin kabullenmek olduğunu, kimilerince sevilmemek olduğunu söylüyor ve zamanla değerlerin değişebileceğine, anlamların karışabileceğine dikkat çekiyor. Bütün bu çerçeveye kaybetmek ve kazanmak hakkındaki düşüncelerini de ekliyor.

    Kendi dünyasına bir pencere aralıyor Elif Şafak, okuruna “bir de benim tarafımdan görmek ister misin?” diye soruyor. Sevdiği yazarlara göndermeler yaparken, küçük bir okuma listesi de sunuyor alıntılarıyla. Yazmanın okumakla ilişkisini kuruyor ve bu sayede kendini nasıl beslendiğinin de altını çiziyor. Nasıl yazdığını ve hangi koşullarda yazamadığını anlatıyor. Gürültüyü seviyor Elif Şafak, yazdığını, yaşadığını hissettiğini, hayatta kaldığını, ancak bu şekilde nasıl bir deryada bir damla olduğunu anladığını ve nihayet bu bilginin onu sağalttığını dile getiriyor.

    Kadınların kendi kabahatlerine nasıl büyüteçlerle baktığını yazıyor. İnsanın aynaya baktığında kendi ile ne türlü kavgalara girebileceğinden bahsediyor. Diğerlerine kıyamadığımız için kendimizi sürekli yaralamaktan vazgeçmediğimizi anlatıyor. Okurken elinizde bir cımbızla ruhunuzun tüylerini tek tek çektiğiniz hissinden kurtulamıyorsunuz. İnsanın ağırına gidiyor. Artık bunları yapmamam gerek, işte bende de aynen böyle, derken yakalıyorsunuz kendinizi. Gerçek hayat size çarpan, sizi döven kelimeleri okumak gibi değil, hepimiz biliyoruz.

    Gezdiği, gördüğü, gittiği yerlerdeki insan manzaralarını anlatıyor. Her daim sorduğumuz ve bize de çok söylenen soruları soruyor. Örneğin “kadın ve erkek iyi dost olmaz mı?” sorusuna kafa yoruyor. Kendi çocukluğunu tahlil ediyor. Kadınlığa, erkekliğe, insanlığa dair sorularının yanı sıra edebiyata ve edebiyatçıya dair de pek çok soru soruyor. Aklının süzgecinden geçirdiklerini okuruna sunuyor.


    Sevmek hakkında kafa yoruyor

    Kadınlar üzerine bir başka sorusu da neden hayatında Hemingway’in hayaleti dolaşan erkeklere saplanıp kaldıkları. Kadınlığın dönüştürme çabasından dem vuruyor bu denemesinde. Sevmek hakkında kafa yoruyor. Uzaktan sevmekten, akılda sevmek, hafızanın insanın gözünün önüne serdikleri, uzaklarda bir yerde yalnız kalıp hayali sevmenin üzerine gidiyor. Karlar yağdırıyor okurunun üzerine. “Hayatın ya savunma ya saldırı” olduğunu dile getiriyor, insanların kaç yüzünün olduğunu sorgularken.

    “Sanma ki Yalnızsın” kitabı ile gerçek hayat ve yazarlık dünyası arasında bağ kurduruyor Şafak. Yazmak isteyenlere güzergâhlar veriyor çok kısa cümlelerle. Ağrına gidenleri, onda ağrı yapanları anlatıyor. Pek çok insanın kendisiyle ortak bulabileceği hislerin üzerine eğiliyor. Özellikle kadınlık, hayal, hafıza ve vicdan üzerinde gezdiriyor aklını. Hayatta kalmanın ne demek olduğunu anlatıyor, yersizlik yurtsuzluk, aidiyetsizlik, kökler, aile ve daha pek çok kavramla hemhal oluyor, ediyor.

    Sanki 100 bin basılan bu kitabı okuyan herkesin bir şekilde sırtını sıvazlıyor Elif Şafak, okur da onun dizlerine bir battaniye örtüyor. Yorgunluk bazen insanlar birbirlerini gerçekten anladıklarında bir anda geçiveriyor. Kim olursa olsun hayatta yalnız kalmasın diye bir temenni dökülüveriyor insanın içinden kitap sona erdiğinde.

Arama
E-mail adresinizi giriniz
Adet:
Beden:
Seçtiğiniz ürün sepete eklendi
Mail adresini giriniz
Özelleştir
0000 0000 0000 0000
CVC
Ad Soyad
5xx
5xxxxxxxxx
ZUBİZU Kampanyası kullan
Ürün Detayları
Teslimat ve Kolay İade
Ürün Kodu:
Kitap / Yazar / Yayınevi Ara
Önceki Siparişleriniz
Önceki siparişleriniz için tıklayın
Üyelik Bilgilerim
Üyelik Bilgilerim
Veya
En Az 6 Karakter
Toplam Tutar:
Varsa İndirim Kodunuz:
Sipariş Notu
Kapıda ödeme seçeneği 125 TL altı siparişlerde kullanılabilir. 125 TL üstü siparişler için havale, kredi kartı ya da banka kartı ile ödeme yapılabilir.
Açev Bağış
Ürüne daha önceden puanlama ve yorum yaptınız.
Kitap AyrıntılarıÜrün Ayrıntıları
100 TL üzeri kargo bedava!
FIRSATI YAKALA
Ürünler
Teslimat Bilgileri