Evrensel Bir İnsan Tragedyası: Faust
31 Ekim
Faust ünlü Alman ozanı ve oyun yazarı Johann Wolfgang von Goethe’nin dünya klasikleri arasında yer alan önemli bir eseridir. Faust, Goethe’nin bütün eserlerinin birleşimidir. Faust yapıtının bu denli önemli olmasının nedeni yazarın 18 yaşında yazmaya başladığı oyunu 83 yaşında ölümünden kısa bir süre önce bitirmesidir. 1806 yılında Faust I, 1832 yılında Faust II olarak iki bölüm halinde yazmıştır.

Faust eseri çok eski bir hikayeden esinlenerek yazılmıştır. Şeytan ve insanoğlunun teması önceki yüzyıllarda da birçok defa işlenmiştir. Goethe’den önce usta yazar Christopher Marlowe tarafından Doktor Faustus ismi ile işlenmiştir. Konu aynı olmasına karşın iki usta yazarın da olay örgüsü birbirinden farklıdır. Goethe Faust karakterini şeytana yenilmeyen bir insan olarak işlemiştir. Yazar bu eserinde evrensel bir insan tragedyasını ortaya koymuştur. 

Goethe trajedi türünde yazdığı Faust I’i 1808 yılında yayımlanmış, bu drama birçok defa farklı yazarlar tarafından ele alınmıştır. Goethe’nin Faust’u içerik bakımından oldukça zengin felsefi derinliği ile dünyanın her yerinde yayımlandığı zamandan itibaren çok sevilen bir eserdir. Bu büyük eser yüzlerce kişi tarafından incelenerek neredeyse tüm dillere çevrilmiştir. Aynı zamanda birçok ülkede de büyük bir sanat eseri olarak sahneye alınmıştır. Faust Goethe’nin ruh dünyasından izler taşıyan bir eser olmakla beraber özgün yapısı bir tiyatro eseridir. Fakat dilimize ve başka dillere çevrilirken roman olarak çevrilebilmiştir. 


Faust Bize Ne Anlatır? 


Eserin geçtiği dönem Ortaçağ’dan Yeni Çağa geçiş dönemini kapsamaktadır. Mekan olarak ise günümüz Almanya’sında Leipzig bölgesinde geçmektedir. 

Eserin kahramanı Faust tıp, felsefe, doğa bilimleri, teoloji konularında araştırma yapmış yeryüzünün sırlarını çözmek için ömrünü tüketmiş bir kişidir. Yaşamını bir iç hesaplaşma ile çözümleyen ve ağır bilanço ile karşılaşan Heinrich Faust’un şeytan ile anlaşmasını konu almaktadır. Faust bir bilim adamı olarak yaşamını dolu dolu yaşamadığını ve bunu beceremediğini anlar. Eğer bu memnuniyetsizlikten kendini kurtarmayı başarırsa ruhunu şeytana satacağına dair bir söz verir. Bu sözü duyan şeytan Faust ile pazarlık yapar. Şeytanın pazarlığı ise Faust’a istediği bir yaşamı vermek karşılığında ruhunu kendisine satmasıdır. 

Faust dünyanın hazlarını yaşarken bir kadınla tanışır ve birbirlerine aşık olurlar. Şeytan ilk başlarda cinsel bir haz olarak kabul ettiği için bu durumu destekler. Bir süre sonra şeytan oyunlarını oynamaya başlar. Tüm ülkeyi bu ilişkiye karşı getirmektedir. Evlerinde yan yana basılan Faust ve sevgilisinin yakılma kararı ile trajik bir olaya döner. Odunlar arasında ateşe verilen kadının yanına gelen Faust ile birlikte yanarak yaşamları son bulur. 

Hikâyenin en çarpıcı kısmında ise; şeytan gururla tanrının karşısına çıkarak yaptıklarını tek tek anlatır. Yanıldığı bir durum vardır ki, Tanrı şeytana hatırlatır. Sevginin büyük bir ilahilik olduğunu bu nedenle bir şey başaramadığı söyler. İşte bu durumda Goethe’nin Faust kitabını, Doktor Faustus kitabından ayıran nokta şeytanla girdiği pazarlıktan galip gelmesidir. Faust günümüze kadar birçok müzikal ve dramaya konu olmuş dünya edebiyatının önemli eserlerinden biri olmuştur. Hala Faust’u okumadıysanız şimdi tam sırası.


Kitaplara daha yakından bakın: