İnsana, Sanat Perspektifinden Bakan Bir Şair: Cahit Sıtkı Tarancı
12 Ekim
“Sanat için sanat” anlayışının en net örneklerini ortaya koyan; insana, doğaya ve canlılara sanat perspektifinden baktığı şiirleri ile Türk okuyucuları nezdinde unutulmaz dizeler ortaya koyan Cahit Sıtkı Tarancı’nın şiirlerinin izine ilk kez, lisede okuduğu dönemde rastlıyoruz...

“Kuruyan Sular Gibi, Zamanı da Kaybettik”


4 Ekim 1910 tarihinde, Diyarbakır’da; bölgenin en varlıklı ve köklü ailelerinden birisinin çocuğu olarak dünyaya geldi. Cahit Sıtkı Tarancı’nın babası Pirinçcizadelerden Bekir Sıtkı Bey ismiyle, annesi ise Arife Hanım olarak tanınmaktadır. O dönemde çıkan soyadı kanunu ile aile “Tarancı” soyadını alır.

Çocukluk ve gençlik dönemini, dünyaya geldiği Suriçi Cami Kebir Mahallesi’nde geçiren Cahit Sıtkı Tarancı liseye başlayacağı dönemde İstanbul’a gönderilir. İlk başta Kadıköy Fransız Saint Joseph Lisesi’ne kaydolsa da, kısa süre sonra eğitim hayatının sonuna dek devam edeceği Galatasaray Lisesi’ne geçer. Bu dönemde ise ana dil seviyesinde Fransızca öğrenir.

“Ortalığa Düşmüşüm, Seni Arıyorum”


Lise döneminde şiir ve edebiyata olan ilgisi iyiden iyiye baş gösteren Cahit Sıtkı Tarancı, Galatasaray Lisesi’nin önemli bir dergisinde yazdığı şiirler ile günden güne tanınmış ve ismini akıllara kazıtmıştır. Şiir yolculuğunda bir sonraki durağı dönemin en popüler edebiyat dergilerinden Servet-i Fünun olmuştur. Dergide yayımlattığı şiirleri aracılığıyla Ziya Osman Saba ile tanışıklığı hâsıl olup, Saba ile dost olur. Cahit Sıtkı’nın hayatında dostuna yazdığı mektuplar ise vefatı sonrası bir araya getirilmiş ve derli toplu bir eser olarak okura sunulmuştur.

Servet-i Fünun Dergisi’nde yayımlanan şiirlerinin yanı sıra 1931 – 35 seneleri arasında İstanbul Mülkiye Mektebi ve Yüksek Ticaret Okulu’ndaki eğitimlerini sürdüren Tarancı’nın bu dönemde “Ömrümde Sükut” isimli şiir kitabı yayımlanır. Mezuniyeti sonrasında Sümerbank’ta memur olarak çalışmaya başlayan Cahit Sıtkı Tarancı’nın Peyami Safa ile tanışması, hayatının en önemli noktalarından birisi olur. Zira Safa’nın ve Tarancı’nın şiirleri, o dönemde Cumhuriyet Gazetesi’nde yayımlanarak büyük ilgi çeker.

“Âşık Dediğin, Mecnun Misali Kör”


Cahit Sıtkı Tarancı 1933 yılında “Ömrümde Sükut”, 1946 yılında “Otuz Beş Yaş”, 1953 senesinde “Düşten Güzel” ve 1957’de “Sonrası” isimli kitapları ile bilinir. Lise dönemindeki tanışıklığının akabinde uzun süren dostluğunun müsebbibi Ziya Osman Saba’ya şairin yazdığı mektuplar ise vefatı sonrası “Ziya’ya Mektuplar” ismiyle basılmıştır. Keza gene vefatının ardından hikâyeleri “Gün Eksilmesin Penceremden” ismiyle kitaplaştırılmıştır.

Cahit Sıtkı Tarancı, sanatla dolu dolu geçen 46 yıllık ömrünün sonunda yakalandığı zatülcenp hastalığı nedeniyle 13 Ekim 1956 tarihinde Avusturya’nın Viyana şehrinde hayata gözlerini yumar. Ardından, Ankara’ya getirilip defnedilir.

“Yaş Otuz Beş, Yolun Yarısı Eder”


Cahit Sıtkı Tarancı’nın anlayışına göre şiir; kelimeleri kullanarak güzel şekiller kurma sanatıdır. Ses, anlam ve biçim bütünlüğü had safhada önemlidir. Tarancı vezin ve kafiyeden kopmamakla birlikte ölçülü veya serbest olan bütün şiirlerin güzel olabileceğine dönük bir inanç taşımıştır. Şiirlerinde sade ve açık bir üslubu bulunan şairin büyük çoğunluğu gerçeğe bağlı olan mecazları olsa da bunlar karışık, derin veya şaşırtıcı değildir. Uzak çağrışımlar ve hayal oyunları; Cahit Sıtkı Tarancı şiirlerinde pek itibar görmez. Sadece bazı zamanlar imajlara ve sembollere başvurduğu olmuştur.

Cahit Sıtkı Tarancı şiirinde karşımıza yaşama sevinci ve ölüm teması en çok çıkan alt metinler arasındadır. Baskın olan taraf ise, ölüm olmaktadır. Yitik aşklar, mutlu sevdalar, kaçış, yalnızlık, bohem hayatın burukluğu ve çocukluğa özlem de Tarancı şiirlerindeki belli başlı konular arasında gelir.

Şiirinde divan etkisi gözlenmez, bilakis halk şiirinden esintiler yer alır. Karacaoğlan’a yakışan deyişlerinin yanı sıra ilk şiirlerinde Fransız ozanların etkileri çok net biçimde görülebilmektedir. Batıya yönelen şiirimizde, bağlı kaldığı “Sanat için sanat” ilkesi sayesinde önemli ve öncelikli bir yeri bulunmaktadır.

Kidega İçerik Ekibi
Alper Kaya