İş Bankası Kültür Yayınları’ndan Türk Edebiyatı Klasikleri
5 Temmuz

Köklü edebiyat tarihimizde çok değerli kalemlerden çıkmış özel eserler bulunmaktadır. Bunlardan bazılarının üzerinden geçen zamanla birlikte okunması ve anlaşması güçleşmiştir. Kimileri ise ilk günkü versiyonlarıyla anlaşılabilmektedir. İş Bankası Yayınları bu nadide eserleri sadeleştirerek okuyuculara hediye etmiştir. Türk Edebiyatı Klasikleri dizisi kendi tarihimizi öğrenmek, sahip çıkmak için bulunmaz bir fırsattır. Tüm edebiyat severlerin okuması gereken İş Bankası Kültür Yayınları Türk Edebiyatı Klasikleri dizisine mutlaka göz atmalısınız.



Dolaptan Temaşa (Günümüz Türkçesiyle) - Ahmet Mithat Efendi


Tanzimat dönemi yazarlarımızdan olan Ahmet Mithat Efendi halka okuma alışkanlığı kazandırmaya çalışması ile tanınan önemli yazarlardan biridir. Sanat toplum içindir anlayışını benimsemiştir. Başyapıt niteliğindeki Dolaptan Temaşa isimli eseri Türk edebiyatının klasikleri arasında yer almaktadır. 

Temaşa kelimesinin TDK tarafından belirtilmiş 4 farklı anlamı olsa da Dolaptan Temaşa kitabında kelime, seyretme ve görülmeye değer şey anlamlarında kullanılmıştır. Kitap kapağında yer alan yeniçeri resmi ise kitapta gerçekleşen bir olaydan esinlenerek seçilmiştir. İş Bankası Kültür Yayınları tarafından günümüz Türkçesi ile yeniden yayımlanan kitapta olaylar akıcı bir şekilde ilerlemektedir. Kitap okumaktan ziyade unutulmaz bir tiyatro izliyor hissi yaratan kitap dönemin İstanbul’unda geçen gerçek bir hikayenin romanlaştırılmış halidir. 


Ömer'in Çocukluğu - Muallim Naci


Muallim Naci aruz veznini Türkçe’ye kusursuzca uygulamak için çalışmış Tanzimat dönemi şairlerimizdendir. Türk edebiyatının en sevilen hatıra kitaplarından olan “Ömer’in Çocukluğu” şair Muallim Naci’nin 8 yaşına kadar olan hayatını konu almaktadır. 

MEB 100 Temel Eser listesinde de yer alan kitap ilk defa şairin “Sünbüle” isimli kitabının bir bölümü olarak yayımlanmıştır. Almanca ve Rusça’ya da çevrilen edebiyat klasiği eser bir solukta okunabilecek büyük küçük herkesin okuyacağı temel eserlerden biridir.


Gulyabani (Günümüz Türkçesiyle) - Hüseyin Rahmi Gürpınar


Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın 1913 yılında yayımlanan Gulyabani günümüz Türkçesi ile İş Bankası Kültür Yayınları tarafından kitapseverlere sunulmuştur. Yazarın şiddetle karşı olduğu peri, gulyabani gibi batıl inançların insanları nasıl kandırdığını anlatan eseri bilimsel düşünceyi savunmaktadır. 

Türk sinemasının unutulmaz filmi Süt Kardeşler’e de konu olan Gulyabani Türk edebiyatının klasikleşmiş eserleri arasında yer almaktadır. Cahillikten ve batıl düşüncelerden kaçınılması gerektiğini savunan yazar bilimsel düşünce ile ilerleme kaydedilebileceği savunmaktadır. 


Efsuncu Baba (Günümüz Türkçesiyle) - Hüseyin Rahmi Gürpınar


Efsuncu Baba isminden de anlaşılacağı gibi tılsım, büyü gibi işlerle uğraşan mutaassıp bir adam ve iki Ermeni gencin etrafında yaşanan olayları konu almıştır. Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın batıl inanışlar gibi konularda keskin duruşu bu kitabında da net bir şekilde görülmektedir.   

Hüseyin Rahmi bu eserinde halkın batıl inanışlarını mizahi bir dille eleştirmiştir. Sağlam bir gözlemci olan yazar gün içinde her yerde gördüğü insanları dikkatli şekilde gözlemleyerek eserlerinde başarılı şekilde kullanmıştır.


Felatun Bey ile Rakım Efendi - Ahmed Midhat Efendi


Ahmet Mithat Efendi, Namık Kemal’in kaleme aldığı Vatan Yahut Silistre oyunun yarattığı olaylar üzerine Genç Osmanlılar cemiyetine dâhil olmadığı halde Rodos’a sürülmüştür. Rodos’ta sürgünde iken yazdığı Felatun Bey ile Rakım Efendi önemli eserlerinden biridir. Ahmet Mithat Efendi bu romanında yanlış batılılaşma konusunu işlemiştir. 

Kitap 1873-1874 yıllarında yazılmış 1875 yılında ise ilk defa basılmıştır. Felatun Bey ile Rakım Efendi romanı her açıdan yazarın en değer verilen Türk edebiyatı klasikleri arasına girmeyi başarmış romanlardan biridir.


Mai ve Siyah - Halit Ziya Uşaklıgil


Türk romancılığının babası kabul edilen Halit Ziya Uşaklıgil, Sultan Reşat devri Mabeyn Başkâtibi ve Ayan Meclisi üyesi, Servet-i Fünun ve Cumhuriyet dönemi yazarlarındandır.

Mai ve Siyah yazarın romanları içerisinde en çok önemsenen romanların başında gelmektedir. Servet-i Fünun edebiyatının iç dünyasına ayna tutan ve onu anlatan bir eser olduğundan edebiyat tarihçilerinin büyük önem atfettiği bir kitap olmuştur. Yazar olmak isteyen Ahmet Cemil’in hayalleri ve yaşadığı çaresizliği, karamsarlığı çok net bir biçimde ifade etmektedir. 

Roman Halit Ziya Uşaklıgil’in İstanbul’da kaleme aldığı ilk eserdir. Mai ve Siyah 1896-1897 yılları arasında Servet-i Fünun dergisinde tefrika edilerek 1898 yılında kitap olarak basılmıştır. Mai ve Siyah kendi içinde yirmi bölüme ayrılmış bir romandır.


Vatan Yahut Silistre - Namık Kemal


Namık Kemal’in vatan şairi olarak anılmasına neden olan en önemli eseri Vatan Yahut Silistre Türk tiyatrosunun kaleme alınmış en iyi oyunudur. Namık Kemal’in 1872 yılında kaleme aldığı oyun 4 perdeliktir.

Yazarın tiyatro yapıtı olan bu eser edebiyatın romantik tiyatro alanında yazılmış ilk örneklerinden biridir. Çok fazla eleştiriye maruz kalan bu piyes yazarın en bilinen eseridir. Eser sahnelendikten sonra izleyiciler bir takım gösteriler gerçekleştirmişlerdir. Bu gösterilerin akabinde hükümet aleyhine yazılar yazılmış, sesler yükselmiştir. Bunlardan sonra Namık Kemal tutuklanmış ve Mağusa’ya sürgüne gönderilmiştir. Oyun halkta vatanseverlik ve kahramanlık duygularını harekete geçirmeyi amaçlamış ve amacına ulaşmıştır. 

Vatan Yahut Silistre, Kırım Savaşı’na katılan sevgilisinin arkasından savaşa asker kıyafetleri giyerek katılan genç kızı ve sevdiği adamın aşkını konu alır. Eserin gerçek ismi Vatan’dır. Fakat yasaklar ve sansürler nedeniyle adı ile oynanmış daha sonra Vatan Yahut Silistre adı ile yaygınlaşarak bu ismi ile kabul görmüştür. Namık Kemal’in sağlığında sahnelendiği gördüğü tek oyunudur. Avrupa’da ilgi gören oyun 3 yıl içinde önce Rusça‘ya sonra da başka dillere çevrilmiştir.


Mürebbiye - Hüseyin Rahmi Gürpınar


Hüseyin Rahmi Gürpınar, edebiyatı sokağa indiren yazar olarak tanınan ve edebiyatımızda natüralizmi en iyi temsil eden romancılardan biridir.

Yazarın Mürebbiye romanı ilk defa Osmanlıca olarak 1899 yılında, devrin popüler gazetelerinden biri olan İkdam Gazetesinde tefrika edilmiştir. Roman harf inkılabından sonra Latin harfleriyle tekrar basılarak uzun süre Hüseyin Rahmi’nin en çok sevilen romanı olarak kabul edilmiştir. Roman daha önce aşağı görülen bazı işler yapan Anjel’in bu işlerde tutunamamasından sonra mürebbiyeliğe başlamasını anlatır. Zengin olmak adına evin erkeklerini kullanan Anjel’in entrika dolu öyküsü temelde yanlış batılılaşmayı irdeliyor. 

Mürebbiye adlı roman halk arasında çok sevildiğinden Türk Sinema tarihinin ilk filmlerinden birisinin de yapılmasına da zemin hazırlamıştır. Cumhuriyetin ilanından önce çekilen ilk sessiz filmlerden biri olan Mürebbiye’nin sinema uyarlamasının gösterimi 1919 yılında gerçekleşmiştir. 


İntibah (Günümüz Türkçesiyle) - Namık Kemal


Namık Kemal Türk Edebiyatında öncü niteliği bulunan şair ve tiyatro yazarıdır. Özellikle İntibah isimli romanı ve Vatan Yahut Silistre isimli tiyatro oyunu ile tanınmaktadır.

Diğer adıyla Son Pişmanlık ya da Sergüzeşt-i Ali Bey, Namık Kemal’in 1876 yılından yayımlanan bir romanıdır. Yazar İntibah romanını 1873-1876 yılları arasında sürgünde bulunduğu Kıbrıs’taki Mağusa Kalesi’nde kaleme almıştır.

Türk edebiyatı tarihinde ilk edebi roman olarak değerlendirilen İntibah romanında romantizm akımının etkisi görülmektedir. Özellikle de romanın başında bulunan uzun Çamlıca tasviri, romantizm etkisinin örneklerinden biridir.

Roman cumhuriyetin ilanından sonra ise ilk defa 1944 yılında Latin harfleri ile basılmış ve bu zamana kadar sayısız baskısı yapılmıştır.


Turfanda Mı Yoksa Turfa Mı? - Mizancı Murat


Mizancı Murat Tanzimat ve II. Meşrutiyet döneminin önemli bir fikir adamı, politikacı, gazeteci, tarihçi ve yazar olarak tanınmaktadır.

Turfanda Mı Yoksa Turfa Mı? adlı roman Mizancı Murat’ın ilk ve tek romanıdır. Roman, romanın ana karakteri olan Mansur’un İstanbul’a geldiği 1860’lı yılların sonundan, Osmanlı Rus Savaşın’nda, 1879 yılında yazmış olduğu son mektuba kadar ki yirmi yıllık süreçte oluşan olayları anlatmaktadır. Hayatını gelişmeye, okumaya ve ilerlemeye adamış karakterimiz idealist bir doktordur. Tüm toplumun kalkınması için çaba sarf eder ve anlaşılmaya çalışır. 

Turfanda Mı Yoksa Turfa Mı? Romandaki karakterler ise tamamen müspet ve menfi olarak ayrılmıştır. Dönemine göre oldukça sade bir dille yazılan roman, tasvir ve süslemeyi amaç edinmeden düşüncenin öne çıktığı yalın bir anlatıma sahiptir.


Refet (Günümüz Türkçesiyle) - Fatma Aliye


Kadın hak ve özgürlükleri konusunda öncü olmuş önemli bir edebiyatçı olarak anılan Fatma Aliye Türk edebiyatında ilk kadın romancıdır.

Refet zor bir yaşamı olmuş, hor görülmüş ancak idealleri ve hayalleri olan mücadeleci bir kadını anlatır. Öğretmen olmak isteyen Refet’in annesinin de desteğiyle göğüs gerdiği zorluklar işlenir. Refet, Türk edebiyatında yer alan ilk kadın öğretmen karakterdir.

Fatma Aliye, kadınların zor koşular altında ayakta durmaları, engeller karşısında boyun eğmeden yaşamalarının ne kadar zor olduğunu Refet romanındaki ana karakteri Refet üzerinden okuyuculara anlatmaya çalışmıştır.


Küçük Şeyler - Samipaşazade Sezai


Tür olarak edebiyatının edebi değer taşıyan ilk hikâye kitabı olan Küçük Şeyler kitabında altı hikaye yer almaktadır. Kitaptaki en önemli karakterler Pandomima hikayesindeki “Paskal ve Eftelya” Düğün hikayesindeki Dilsitan’dır. 

Samipaşazade Sezai’nin batılı anlamdaki ilk hikâye örneği sayılan Küçük Şeyler kitabının son hikâyesi olan Pandomima oldukça etkileyici ve sarsıcı bir öyküdür. Bunun yanı sıra birçok Arapça ve Farsça kelime ve tamlamalara da yer verilen hikâyede büyük bir gözlem ve tasvir başarısı olduğu görülmektedir. 


Kuyrukluyıldız Altında Bir İzdivaç (Günümüz Türkçesiyle) - Hüseyin Rahmi Gürpınar


Hüseyin Rahmi Gürpınar, Realist, Natüralist bir görüş ile “toplum için sanat” anlayışıyla eserler vermiş ve daha çok romancı olarak tanınmış bir yazardır. Kuyruklu Yıldız Altında Bir İzdivaç İş Bankası Türk Edebiyatı Klasikleri listesinde yer alan bir eserdir.

Kuyruklu Yıldız Altında Bir İzdivaç, Türk Edebiyatının romancılık konusunda kilometre taşlarından biri olmuştur. Roman ilk defa 1912 yılında basılmıştır.

Yazar bir halk söylentisi etrafında düşünmüş ve bu söylentiyi ustaca bir kurgu ile roman haline getirmiştir. Roman Halley Kuyruklu Yıldızının 5 Mayıs 1910 yılında dünyaya çarpacağı söylentisi ile, o dönemin İstanbul’unda oluşan olayları, dönemin sosyal yaşantısı içindeki yankılarını gerçeğe çok yakın bir şekilde aktarmıştır. Yazarın Kuyruklu Yıldız Altında Bir İzdivaç adlı romanı 1911 yılında basılmasının ardından Sansür Kurulu tarafından yasaklanan Şıpsevdi adlı romanından sonra yayımlanmıştır. Yazar bu iki romanından sonra uzun bir süre yazarlığa veda etmiştir.


Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat (Günümüz Türkçesiyle) - Şemsettin Sami


Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat, Tanzimat Edebiyatının birçok türünde eser vermiş yazarlarından olan Şemsettin Sami tarafından kaleme alınmış bir romandır.

Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat Kasım 1872-1873 yılları arasında Hadika Gazetesinde tefrika edilmiş, kitap olarak ise ilk basımı 1875 yılında yapılmıştır. Roman acıklı bir aşk hikayesini anlatmasının yanı sıra Osmanlıca harflerle basılmış ile Türkçe roman olma özelliği taşımaktadır.

Adı Talat ve Fitnat’ın aşkları anlamına gelen kitap, Türk Edebiyatının ilk yerli romanı olması sebebiyle fazlası ile önem taşımaktadır. Şemsettin Sami bu romanında toplumun önemli sorunlarından biri olan görücü usulü ile evliliğin sakıncalarını anlatmaktadır. Roman dili ise dönemine göre oldukça sade sayılmaktadır. 


Şair Evlenmesi - Şinasi


Tanzimat edebiyatı öncülerinden olan Şinasi, şair, tiyatro yazarı ve gazeteci kimliği ile öne çıkmıştır. Şair Evlenmesi adlı eser İbrahim Şinasi’nin ilk olarak 1860 yılında Tercüman-ı Ahval’de tefrika edilen daha sonra kitap olarak basılan, Türk Edebiyatının batılı anlamdaki ilk özgün tiyatro eseridir.

Şair Evlenmesi adlı tiyatro eserinin türü ise töre komedisidir ve tek perdelik piyes olma özelliği taşımaktadır. Eser her ne kadar iki perdelik olarak yazılsa da ilk perdesi hiç yayımlanmamış ve sahnelenmemiş olduğundan tek perdelik komedi olarak bilinmektedir. Şair Evlenmesi İş Bankası Türk Edebiyatı Klasikleri listesinde yer almaktadır.

Türk edebiyatında batılı tarzda yazılmış ilk tiyatro eseri olarak kabul edilen Şair Evlenmesi’nde Türk edebiyatında geleneksel doğaçlama tuluat tiyatrosundan, metne dayalı tiyatroya geçiş olmuştur.


Salon Köşelerinde - Safveti Ziya


1896 yılında yayımlanmaya başlayan hikayeleri ile Servet-i Fünun topluluğunun öne çıkan isimlerinden Safveti Ziya, konusunu sosyete hayatından alan Salon Köşelerinde adlı romanı ile tanınmaktadır.

Salon Köşelerinde 1898 yılında Servet-i Fünun dergisinde tefrika edilmiştir. Yazar, II. Meşrutiyet’in ilanının ardından sansürün çıkardığı bölümleri ekleyerek, romanı asıl biçimiyle 1912 yılında kitap olarak yayımlamıştır. Salon Köşelerinde İş Bakası Türk Edebiyatı Klasikleri listesinde yer alan bir eserdir.

Salon Köşelerinde adlı eser edebiyat tarihçileri tarafından farklı biçimlerde değerlendirilmiş ve batılılaşmayı yansıtmasından dolayı önemli bir eser olmuştur.


Şeytankaya Tılsımı (Günümüz Türkçesiyle) - Ahmet Mithat Efendi


Türk edebiyatının gerçek anlamda ilk popüler ve üretken yazarıdır. Tanzimat Edebiyatının her iki döneminde yer almış ve halk üzerinde en çok etkili olan bir yazardır. 

Yazarın Şeytankaya Tılsımı adlı eseri bir aşk romanı olma özelliği taşımaktadır. Kitap beş karakter üzerine kurulmuştur. Ahmet Mithat’ın çok fazla bilinmeyen bu kitabı gizemli bir aşk hikayesini anlatırken batıl inançların da sebep olduğu sonuçları incelemiştir. 

Ahmet Mithat Efendi, Şeytankaya Tılsımı adlı eserini Fransızca bir hikayeden yararlanarak kaleme aldığını belirtmiştir.


Falaka (Günümüz Türkçesiyle) - Ahmet Rasim


Mutlakiyet, Meşrutiyet ve Cumhuriyet dönemlerine tanıklık eden yazar Ahmet Rasim köşe yazarlığının üstadı olarak kabul edilmiştir.

İlk kez 1927 yılında yayımlanan Falaka, Ahmet Rasim’in çocukluk günleri ve okul hayatını anlattığı bir anı kitabı olma özelliğini taşımaktadır. Kitapta Osmanlı Dönemi eğitim sistemi, eski İstanbul yaşamı, sosyal hayatı gibi farklı konularda bilgiler de yer almaktadır.

Kitapta Ahmet Rasim’in gözlem gücünü de görmek mümkündür. Daha çok nesir yazarı olarak tanınan Ahmet Rasim, İstanbul Türkçesiyle yazdığı diğer eserleri ve Falaka’da eski İstanbul hayatını en ince ayrıntısına kadar ortaya koymuştur.


A'mak-ı Hayal Filibeli - Ahmet Hilmi Efendi


Osmanlı Felsefecisi olarak tanınan Filibeli Ahmet Hilmi Efendi’nin kaleme aldığı A’mak-ı Hayal Filibeli, tasavvuf edebiyatının en önemli eserlerinden biri olma özeliğini taşımaktadır. Kitap Vahdet-i Vücud inancını esas almakta, aynı zamanda fantastik ve olağanüstü olaylara da yer verilmektedir. Aynalı Dede rehberliğinde kendi gerçekliğini, varoluş amacını arayan Raci’nin öyküsü felsefe ve tasavvufun sürükleyici bir biçimde harmanlanmasıyla akıllarda yer ediyor. 


Çingene (Günümüz Türkçesiyle) - Ahmet Mithat Efendi


Ölümüne dek iki yüzden fazla eser yayımlayan Ahmet Mithat Efendi Çingene isimli eserinde ırk ayrımcılığı konusuna değinmiştir. Farklı sınıflardan insanlara yer verilen eserde batılılaşma, medeniyet ve ırksal farklılıkların toplumda nasıl karşılık bulduğu işlenmiştir.  



Kitaplara daha yakından bakın: