Sepetim 99 ÜRÜN

Sepetiniz Henüz Boş!

Toplam Tutar
    John Fowles: Finali Okura Bırakan Yazar
    15.02.2018

    John Fowles Kimdir?


    31 Mart 1926 yılında Londra yakınlarındaki Essex, Leigh-on-Sea'de doğan John Fowles Oxford Üniversitesi'nde gördüğü Fransızca eğitiminin ardından Fransa ve Yunanistan'da öğretmenlik yaptı. İlk romanı olan Koleksiyoncu'nun kazandığı başarısı sayesinde hayatını sadece yazarak geçirmeye karar verdi. 1968 yılından sonra İngiltere'nin güneyinde olan Lyme Regis'te hayatını sürdüren yazar, 1979 yılında Lyme Regis Müzesi'ne küratör olarak atandı. 5 Kasım 2005 tarihinde ise hayata veda etti.


    Postmodern romanın öncülerinden biri olarak görülen John Fowles, yayımlanan ilk eseri olan Koleksiyoncu ile hem üne kavuştu hem de az görülen cinsten bir ticari başarı elde etti. Fakat sonradan öğrendik ki, Koleksiyoncu Fowles'un üzerinde çalıştığı ilk roman değildi. Yazmaya çalıştığı ilk roman aslında Büyücü'ydü ve o da ancak 1965 yılında yayımlanabildi.


    Eserlerinin pek çoğu Türkçe'ye Ayrıntı Yayınları tarafından çevrilip yayımlanan Fowles, 1973 yılında Poem adını verdiği bir de şiir kitabı yayınladı. Charles Perrault'un Cindrellası'nı 1974'te çevirdi. Alfred de Musset'in Lornzaccio'sunu da 1983'te İngilizce'ye çevirdi ve uyarladı. Senaryolar yazdı. Editörlük yaptı. Edebiyatın hemen tüm alanlarında yaptığı gösterdiği bunca çalışkanlık hiç karşılıksız kalmadı. Öyle ki sonunda bir çok kitabı sinemaya da uyarlandı.

    "Gerçekten yazmak istiyorsanız bütün sevdiklerinizi öldürmeniz gerekir" der John Fowles.

    İngiliz Edebiyatı'nın en iyilerinden biri olarak bilinir. Romanlarında mitler ve gizemler aracılığıyla bir evren yaratır ve orada aşırı gerçekçilik ve varoluşçuluk felsefelerine ilişkin sorgulamalarla meşgul eder okurunu. Büyücü romanı, pek çok okuru tarafından "hayatımı değiştiren roman" diye anılsa da, Fowles'un sevmeyeni de çoktur.



    John Fowles ve İlk Romanı Koleksiyoncu



    Yazarın ilk romanı olan Koleksiyoncu, (The Collector) 1963 yılında yayımlandı ve Türkçe'ye Canset Işık çevirisiyle İnkılap ve Aka Kitabevi tarafından kazandırıldı. Daha sonra Afa Yayınları ve ardından Ayrıntı Yayınları tarafından Münir H. Göle çevirisiyle de yayınlanan Koleksiyoncu'nun zorlu bir başlangıç öyküsü var. Fowles romanı yazdıktan sonra pek çok yayınevine göndermesine rağmen kimsenin ilgisini çekememiş. Nihayet yayınlandıktan sonra büyük bir edebi ve ticari başarıya imza attığını ise şimdi biliyoruz.

    Shakespeare'in Fırtına'sına göndermeleriyle bilinen Koleksiyoncu'da, iki farklı karakterin anlatımları sanki iki ayrı yazar tarafından kaleme alınmışçasına farklıdır ve bu Fowles'un dil ve anlatımla oynama becerisi hakkında yeterince fikir verir.

    Roman, içe-dönük, asosyal bir kelebek koleksiyoncusunun aşık olduğu kadını tutsak etmesinin hikâyesidir. Üç ayrı bölümden oluşan kitapta yazar iki karakteri de olup biteni kendi açılarından hikâyendirmelerine izin verir. Roman okurunu, tutku, aşk, unutmak, tutsaklık ve devam etmek gibi meselelerle yüzleşmeye çağırır. Fowles'un psikolojik gerilimleri yaratıp sürdürmedeki başarısı daha yayınlanan bu ilk kitabında kendini gösterir. Koleksiyoncu, 1965 yılında aynı isimle William Wyler tarafından sinemaya uyarlanır. Filmin başrollerinde Terence Stamp ve Samanta Eggar rol alır.


    Büyücü (The Magnus), yazarın yazdığı ilk ama yayımlanan ikinci romanıdır. 1966'da yayınlanan roman hemen çok satanlar listelerindeki yerini alır. Ancak Fowles'ın bu roman üzerindeki çalışmaları 1977 yılına kadar sürer. Oxford mezunu Nicholas'ın bir Akdeniz adasında yalnız başına kalması ve uzun yürüyüşlere çıkmasının hikâyesi anlatılır Büyücü'de. Yürüyüşlerden birinde İkinci Dünya Savaşı esnasında Nazilere yardım ettiğini iddia eden bir Yunan ile tanışır ve olaylar gelişir. Kendini, oynamayı seçmediği bir oyunun içinde bulan Nicholas bir zaman sonra neyin oyun olduğunu neyin olmadığını karıştırmaya başlar. Nicholas bir anti kahramandır, varoluşçudur ve egoisttir. Romanın bu denli etkileyici olmasının ardında ise bu antikahramanla empati kurmaktan kaçınan okuru Fowles'ın ustalıkla sobelemesi var gibi görünüyor. Fowles'ın romanları bu anlamda geniş mayın tarlalarını andırıyor. Kendinizle ilgili hangi bilgi, his ya da yargınızın ansızın patlayacağını ve hangi parçanızı alıp gideceğini bilemiyorsunuz.

    "İşte trajedi... Bir insanın kötü olmaya cesaret etmesi değil, milyonlarca insanın iyi olmaya cesaret edemeyişi" der Fowles Büyücü romanında.

    Yazar, yarattığı kahramanların özgünlükleri ile okurunu köşeye sıkıştırmayı çok iyi bilir. Büyücü'nün bir başka özelliği ise finalinin tamamen okuyucuya bırakılmış olması. Fowles romanı yayınladığı dönemde okurlarından pek çok mektup alsa da finalini yazmaz, okurun kendi hayal gücüne bırakır. 1968 yılında Guy Green tarafından sinema filmi çekilen romanın uyarlaması başarısız bulunur. Woddy Allen'in film hakkındaki eleştirisi acımasız ama haklı bulunur. Allen film için "Eğer dünyaya bir daha gelseydim, The Magus'u izlemek dışında her şeyi aynı yapardım" der.


    Claiere de Duras'ın Ourika (1823) romanından aldığı ilhamla yazdığı bir dönem romanı olan Fransız Teğmenin Kadını (French Lieutenant's Woman) ise ilişki yaşadığı teğmen ortalıktan kaybolduktan sonra toplum gözünde itibarı kalmayan Woodruff'un hikâyesini anlatır. Fowles bu eserinde yazarın romandaki rolü ile uğraşır. 19. yy toplumunun içinden geçtiği dönüşüm sürecini anlattığı romanında sık sık Darwin'in Evrim Teorisi ve İngiliz yazar ve şair Thomas Hardy'nin yazılarına göndermeler yapar. Romanın meselesi gene varoluşçuluktur. Bir dönem romanı olsa da tarih disiplininin sınırlarını sorgulayarak ve zorlayarak anlatır Fowles merkeze yerleştiridiği kadın öyküsünü. "Tanrı'nın tek bir güzel tanımı var: Başka özgürlüklerin de var olmasına izin veren özgürlük" der romanında. Özgürlük ve varolmak üstelik bir kadın birey olarak hayatına devam etmek, toplum yargılarından uzak durmaya çalışmak Fowles için önemlidir. Victorya Dönemi İngiltere'sinin ahlak ve felsefe anlayışını sorgular. Üç farklı sona erişen romanda Fowles, daha önce Büyücü'de de yaptığı gibi finali yazmayı ya da seçmeyi okuruna bırakır. 1981 yılında İngiliz yönetmen Karel Reisz tarafından sinemaya uyarlanan romanın senaryosunu Harold Pinter yazar. Meryl Streep ve Jeremy Irons da başrolleri paylaşırlar.


    Yazarın en çok bilinen bu üç kitabının dışında Yaratık, Mantissa, Abanoz Kule, Zaman Tüneli eserleri Türkçe'ye çevrildi. En son Türkçeye çevrilen eseri ise Daniel Martin (2012). Yine Ayrıntı Yayınları tarafından yayınlanan ve 720 sayfa olan eser çeviri ve imla hataları dolayısıyla okurlardan bir hayli eleştiri topladı. Yazarın kariyerinin en önemli eserlerinden biri olan kitap otobiyografik unsurlar taşıyor. Bu nedenle de Fowles hayranları için özel bir önemi var. Fowles, Daniel Martin'de giriştiği işin, 20. yy'ın sonlarında İngiliz olmanın nasıl bir şey olduğunu sorgulamak olduğunu söyler. Bunu da İngiltere ve Amerika arasında gözlemlediği farklılıklar üzerinden yapar. Fakat bu kadarla sınırlı değildir romanın meselesi. İnsanın dış dünya ile hayal gücü arasındaki sıkışmışlığı ile de uğraşır. Bu defa ana karakter Hollywood'da senaryo yazarak geçinen bir İngiliz'dir. Ölmekte olan bir arkadaşı, Anthony onu görmek istediği için memleketine döner. Birlikte 1940'ları, Oxford'u, yaşadıkları aşkları hatırlarlar. Anthony, Daniel'den ölümünden sonra karısı Jane'e göz kulak olmasını ister. Daniel, Jane'e aşık olmasına rağmen onun kızkardeşiyle evlenmiştir. Pek çok olaydan sonra Daniel ve Jane birlikte, Mısır, Suriye ve Lübnan'a bir deniz yolculuğuna çıkarlar.


    Çalışkan, yaratıcı ve verimli bir ömür süren Fowles, bazen şaşırtıcı, bazen rahatsız edici, ama her durumda okurunun zihnini beklentileriyle gerçeklik arasındaki farklılıkların nerede, nasıl, neden belirdiği sorusuna cevap bulmaya davet eden bir yazar. Kendisinden sonraki yazarlar üzerindeki etkisiyle de uzun süre konuşulmaya, hatırlanmaya devam edecek.

Arama
E-mail adresinizi giriniz
Adet:
Beden:
Seçtiğiniz ürün sepete eklendi
Mail adresini giriniz
Özelleştir
0000 0000 0000 0000
CVC
Ad Soyad
5xx
5xxxxxxxxx
ZUBİZU Kampanyası kullan
Ürün Detayları
Teslimat ve Kolay İade
Ürün Kodu:
Kitap / Yazar / Yayınevi Ara
Önceki Siparişleriniz
Önceki siparişleriniz için tıklayın
Üyelik Bilgilerim
Üyelik Bilgilerim
Veya
En Az 6 Karakter
Toplam Tutar:
Varsa İndirim Kodunuz:
Sipariş Notu
Kapıda ödeme seçeneği 125 TL altı siparişlerde kullanılabilir. 125 TL üstü siparişler için havale, kredi kartı ya da banka kartı ile ödeme yapılabilir.
Açev Bağış
Ürüne daha önceden puanlama ve yorum yaptınız.
Kitap AyrıntılarıÜrün Ayrıntıları
100 TL üzeri kargo bedava!
FIRSATI YAKALA
Ürünler
Teslimat Bilgileri