Kara Çınar Serisi: Editörün Gözünden
3 hafta önce

Çınar Yayınları’nın “Kara Çınar” başlığı altında ve Yankı Enki editörlüğünde hazırladığı dizide fantastik, karanlık, okült kitaplar bir araya geliyor. “Geceyi Yaşa!” sloganıyla çeşitli korku, bilimkurgu, polisiye ve doğaüstü edebiyat eserlerinin yan yana geleceği Kara Çınar’da, hem çağdaş, hem klasik hem de “anti-klasik” olarak nitelendirilebilecek sıra dışı metinler yer alıyor.

Klasik Korku Öyküleri’yle dördüncü kitabına ulaşan Kara Çınar’da yakında Klasik Polisiye Öyküleri’ni ve Thomas Tryon’ın kült romanı Öteki’yi okuma şansına da kavuşacağız.

Dizinin fikir babası ve editörü Yankı Enki, “Kara Çınar” kitaplarını Kidega okurları için yorumladı:



Kısa Bir Cehennem Ziyareti - Steven L. Peck


Borges'in ünlü “Babil Kitaplığı” öyküsüne yeni bir yorum getiren bu metafizik romanda, ölünce kendini cehennemde bulan sıradan bir kahramanın tuhaf öyküsünü okuyoruz. Çok farklı bir cehennem çünkü burası, dinler tarihinde veya sanat eserlerinde tasvir edilen o yere hiç benzemiyor. Bu romandaki cehennem, yazılabilecek tüm kitapların var olduğu, yan yana geldiği bir yer. Kahramanımız ise oradan kurtulmak için kendi hayatının anlatıldığı kitabı bulmak zorunda. Nihayetinde ortaya düşündürücü ve karanlık bir anlatı çıkıyor, hem kitaplarla ilişkimiz hem de ölümle hesaplaşmamız hakkında…


Infernaliana - Charles Nodier


1780-1844 yılları arasında yaşayan, kara romantizmin kurucusu olan Charles Nodier, fantastik ve gotik edebiyatı etkileyen eserlere imza atmış bir yazar. Victor Hugo, Alfred de Musset, Sainte-Beuve, Alphonse de Lamartine ile Gérard de Nerval gibi büyük isimler, zamanında Nodier’nin önderliğinde buluşuyordu. Yazarın 1822’de yayımlanan Infernaliana adlı seçkisi, aslında korku edebiyatı tarihinde mihenk taşı değerinde. 

Gotik edebiyatın artık filmlere ve romanlara bile konu olan meşhur Villa Diodati öyküsünde, (hani şu Lord Byron, Mary Shelley, Polidori bir aradadır ve hepsi bir hortlak öyküsü yazmaya karar verir, sonuçta ortaya Polidori’nin Vampir’i ve Mary Shelley’nin Frankenstein’ı çıkar ya) genç yazarların mum ışığında okuduğu Fantasmagoriana adlı hayalet öyküleri derlemesinden ilham almış ve Avrupa’ya “vampir edebiyatı” salgınını bulaştırmış olan kitaptır. “Kanlı Rahibe”, “Vampir Arnold-Paul”, “Bir Brukolak’ın Öyküsü” gibi meşhur öykülerin ve anekdotların “klişe” haline gelmesinde kilit rolü Charles Nodier üstlenmiştir.


Klasik Bilimkurgu Öyküleri - Edward Page Mitchell ve diğerleri


Bilimkurgu tarihinde Jules Verne ve benzeri öncülerin dışında kimler vardı? H. G. Wells’ten önce yazılan zaman makinesi öyküsü nasıl kurgulanmıştı? 19. yüzyılın icat öyküleri günümüzde hâlâ ilgi çekebilir mi? İşte böyle soruların ışığında, bilimkurgu tarihinde hızlı ve keyifli bir yolculuk yapmak amacıyla, biraz da gölgede kalan kalemleri daha yakından tanımak, bazı ustalarla geç de olsa tanışmak için yapılan bir öykü derlemesi bu.

Fitz-James O’Brien’ın yazdığı “Elmas Mercek”, Lovecraft’ın en sevdiği öykülerden biri olarak tarihe geçmiş. Edward Page Mitchell’ın kaleme aldığı “Geri Giden Saat”, edebiyat tarihinin ilk zaman makinesi öyküsü olarak kabul ediliyor. Bunlara usta ütopya yazarı Edward Bellamy’den “Hikâyem Size”, Abraham Merritt’in bilimkurgu ile fantazyayı iç içe geçirdiği öyküsü “Çukur Halkı” eşlik ediyor. 


Klasik Korku Öyküleri - M. R. James ve diğerleri


Korku edebiyatı türünde tarihsel öneme sahip örneklerden yapılmış bir seçki bu. Türkçede daha önce okuma şansı bulduğumuz Charlotte Perkins Gilman ile Lovecraft gibi ustaların yanında bu derleme sayesinde Perceval Landon, Arthur Morrison, F. Marion Crawford gibi klasik korku öyküsünün önemli kalemleriyle tanışıyoruz. Vampirik hikâyeler, lanetli ailelerin öyküleri, cinnet anlatıları, feminist veya ekolojik temeller üzerinde yükselen gotik kurgular, tekinsiz sonlarıyla tüyler ürperten hortlak öyküleri, satır arasında ölümle kurduğumuz ilişkiyi, karanlığın cezbedici taraflarını, hayret, merak ve dehşet duyguları arasındaki alışverişi de yansıtıyor.  

Kitaplara daha yakından bakın: