Sepetim 99 ÜRÜN

Sepetiniz Henüz Boş!

Toplam Tutar
    Nazım Hikmet: Subaylıktan Şairliğe
    01.06.2018

    Tüm dünyanın tanıdığı usta şair; Nazım Hikmet


    20. yüzyılın en önemli şairlerinden Nazım Hikmet için üzerine en çok kelam edilen,  ülkemizde hakkında en çok kitap yazılan isimlerden biri desek yanlış olmaz. Akıllara ve kalplere kazınan pek çok dizesinin yanı sıra özgür ruhu, düşünceleri, hayatını adadığı görüşleri, aşklarıyla da sadece yaşadığı dönemde değil, sonrasında da hep dikkat çekti. Tüm dünya O’nu tanırken kendi ülkesinde kitapları yasaklandı. Hatta kitaplarını okumak başlı başına bir suç haline dönüştü ve bu bedel kimi zaman kendisini sevenlere bile ödetildi. Bugün bile hâlâ kısık sesle çıkan bir takım eleştiriler olsa da edebi kimliği, yaşamı ile Nazım Hikmet bu ülke  için hem bir yara, hem de bir gurur kaynağı. "Romantik devrimci" olarak anılan bu mavi gözlü dev kimdir?



    Subaylıktan şairliğe, Türkiye’den Moskova’ya uzanan yol


    Nazım Hikmet, soyadı kanunu sonrasındaki resmi adıyla Nazım Hikmet Ran, Memur Hikmet Bey ile eğitimci Enver Paşa’nın kızı Celile Hanım’ın çocuğu olarak Selanik’te dünyaya gelir. Pek çok kaynağa göre aslında gerçek doğum günü 1901 yılının son ayları olsa da bir yaş büyük görünmemesi için 1902 yılında Ocak ayının 15’inde nüfusa kaydettirilir.

    1917 yılında Bahriye Mektebi’ne kaydolan Nazım Hikmet subay olarak atanmış olmasına rağmen geçirdiği rahatsızlık sonucunda askerliği bırakır. Bir yandan adını aldığı dedesi Nazım Bey gibi şiirler yazmaya devam ederken, ülkenin içinde bulunduğu çalkantılara arkasını dönemez ve milli mücadeleye katılır. Kendisi gibi şair olan Faruk Nafiz, Yusuf Ziya ve Vâlâ Nureddin ile hayalini kurdukları gibi yeni bir dünya yaratmak için “Yeni Dünya” adlı vapurla İnebolu’ya geçerler. Vâlâ Nureddin ile bağımsızlık hareketinin merkezi olan Ankara’ya devam eden şair, bu arada şair yanını da durdurmaz. Direnişe destek vermek amacıyla yazdıkları şiir çok beğenilince Bolu’ya öğretmen olarak atanırlar. Muhafazakar kesimin dikkatini çekmeleri ise uzun sürmez ve öğretmenlik kariyerleri kısa bir sürede sonlanır.

    Nazım Hikmet için artık inandıklarının peşinden koşmaya başladığı yıllar gelir. Önce Batum’a ardından Moskova’ya giden şair artık gerçekten hayatına yön verecek değişimler yaşamaya başlar. Üniversite hayatının yanı sıra Moskova’da geçen günlerinde hem siyasi hem de sanatsal açıdan farklı deneyimler yaşar.



    Ülkeye dönüş ve karanlık günler


    Memleketine olan sevdasından hiç vazgeçmeyen şair, Moskova’da geçen günlerin ardından Türkiye’ye döner. Aydınlık Dergisi’nde yazdığı yazılar sonucunda hapis cezasına çarptırılan Nazım Hikmet için karanlık günler böylece başlamış olur. Tekrar yurt dışına kaçmasına neden olan kararların sonrasında ülkesinden çok uzun süre ayrı kalamaz. Tekrar ülkeye döndüğünde tutuklama kararları peşini bırakmaz. Gençliğinin en güzel yıllarını mahkeme kapılarında ve hapishanelerde geçirir.

    Yazdığı yazılar yayınlanamasa da o yazmaktan hiç vazgeçmez. Serbest kalması için yükselen sesler, yapılan eylemler sonuçsuz kalır.  Üstelik bu eylemler sadece yurt içiyle sınırlı da değildir. Yurt dışından bile gerek Uluslararası Hukukçular Derneği gibi önemli kurumlardan gerekse sanatçılardan destek görür. Tüm bu girişimler sonuçsuz kalınca şair açlık grevine başlar. Sağlık problemleri gibi ciddi sorunlardan sonra nihayet umutlu bir haber gelir ve af yasası ile özgürlüğüne kavuşur.



    Memleket hasretinin dizelere döküldüğü yıllar


    Tekrar yurt dışına kaçışı ise sadece ülkedeki günlerinin değil, Türk vatandaşlığının da sonu olur. Şair Polonya vatandaşlığına geçse de kalbi ülkesi için atmaktan hiç vazgeçmez. Şiirlerinde memleket hasretini dizelere döken şair hayatının son yıllarını yazarak ve uluslararası toplantılara katılarak geçirir. Hatta Asya ve Afrika Yazarlar Birliği Kongresi'nde ülkesiyle ilgili yaptığı konuşma büyük ses getirince kongre başkanı olur.

    3 Haziran 1963’te bir kalp krizi sonucu hayata gözlerini yuman ünlü şair Novodeviçiy Mezarlığı'na gömülür.  “Anadolu'da bir köy mezarlığına gömün beni ve de uyarına gelirse, tepemde bir de çınar olursa taş maş da istemez hani...” dizeleriyle memleketine duyduğu hasretini dile getiren şair bugün memleketinden uzakta olsa da, 2009 yılında tekrar Türk vatandaşlığına alınır.



    Eserleri ve edebi yolculuğu


    Önceleri şiirlerini hece ölçüsüyle yazan Nazım Hikmet’in yaptığı yolculuklar sadece onun hayatını değil, edebiyatla olan ilişkisini de değiştirir. Edebi anlamda o güne kadar kullandığı üslubunu değiştirip kendi kalıplarını kıran şair içindeki özgürlük duygusunu tekniğine de yansıtarak serbest ölçüde şiirler yazmaya başlar. Bu yeni akım Ahmet Haşim gibi bazı usta şairlerin övgüsünü kazanırken aynı zamanda pek çok genç şairi de derinden etkiler. Fütürizm akımından etkilenen yazar, eserlerinin merkezine çoğunlukla toplumun sorunlarını koyar.

    Şairin ilk kitabıyla ilgili bilgiler ise oldukça çeşitli. Pek çok kaynakta ilk kitabın Bakü’de yayımlanan ‘Güneşi İçenlerin Türküsü’ olduğu söylense de kitap koleksiyonuncusu Haluk Oral şairin ilk şiir kitabının ‘Dağların Havası’ olduğunu belirtiyor. Akbaba Neşriyat’ın ilk kitabı olarak sunulan eser mahla ile yazıldığından resmi bir bilgi olarak kabul edilmiyor. Bununla birlikte farklı kaynaklarda ilk kitabın “835 Satır” olduğu da yer alan bilgiler arasında.

    Şiirleri 50’den fazla dile çevrilen, savaş karşıtı şiirleriyle tüm dünyanın ilgisini çeken Nazım Hikmet şair kimliğiyle öne çıksa da aynı zamanda romanları ve oyunlarıyla da ne denli usta bir yazar olduğunu kanıtlar. Bir dönem kendisiyle birlikte kitapları da ülkede yasaklanan şairin kitapları şairin ölümünden iki yıl sonra ülkemizde basılabildi. Hemen hemen herkesin ilk aklına gelen ve aynı zamanda otobiyografik bir değeri olan “Yaşamak Güzel Şey Be Kardeşim”, cezaevi günlerinde yazdığı "Memleketimden İnsan Manzaraları" yazarın en bilinen eserleri. Bunlar dışında “Kan Konuşmaz”, “Sevdalı Bulut”, “Kuvayi Milliye”, “Yeşil Elmalar”, "Benerci Kendini Niçin Öldürdü" ve “Piraye’ye Mektuplar” yazarın başlıca eserleri arasında yer alıyor. İstanbul Şehir Tiyatrosu tarafından sahnelenen "Kafatası" ve "Bir Ölü Evi" de önemli oyunları arasında.



    Şaire ilham veren kadınlar


    Nazım Hikmet’in romantik devrimci, romantik komünist gibi isimlerle anılmasında elbette ki hayatına giren kadınların etkisi büyük. Sovyetler Birliği'nde görevli bir Türk ailenin kızı olan Nüzhet Hanım’la olan kısa evliliğinin ardından Dr. Lena ile evlenen şairin ikinci evliliği memleket hasreti yüzünden biter.

    Adına aşk mektupları yazdığı Piraye Altınoğlu ile evliliği ise şairin tutkusunun içinden taşıp dizelere dökülmesine neden olur. Hapishane günlerinde ziyaretine gelen uzak akrabası Münevver Hanım’a gönlünü kaptırması ise Piraye Hanım ile olan evliliğinin sonu olur. Münevver Andaç ile evliliğinden Mehmed adlı bir oğlu olan Nazım Hikmet’in ilişkisi şairin yurt dışına kaçmasıyla biter. Münevver Hanımı özlemeye devam etse de hayatında başka kadınlar olmaya devam eder. Aşkıyla şaire yeniden yaşama coşkusu veren Vera sayesinde Nazım Hikmet yine şiirlerine konu olacak kadar güçlü bir aşk bulmuştur. Şairin son günlerinde yanında olan Vera şairin Saman Sarısı adlı şiirinde de karşımıza çıkar.



    Usta şairi mercek altına alanlar


    Şairin çalkantılı yaşamı, hayatına giren kadınlar, edebiyat dünyasındaki izleri öylesine etkileyici ve merak uyandırıcı ki şair üzerine pek çok araştırma yayımlanmış, edebi çalışmaları kitaplarla incelenmiştir. Bu kitaplar arasında Memet Fuat’ın şairin özlemler ve acılarla dolu yaşam öyküsünü anlattığı “Nazım Hikmet”, Asım Bezirci’nin Evrensel Basım Yayın’dan çıkan eserlerini sayabiliriz.

    Ancak şair sadece kitaplarda hayat bulmuyor elbette. Eserleri Grup Yorum, Ezginin Günlüğü, Cem Karaca, Zülfü Livaneli gibi pek çok müzisyen ve grup tarafından da seslendirildi. 2002 yılında UNESCO’nun belirlediği Nazım Hikmet Yılı neticesinde şairin eserlerinden oluşturulan “Şarkılarda Nazım Hikmet” albümü de Suat Özönder tarafından müzik severlerin beğenisine sunulmuştu. 


Arama
E-mail adresinizi giriniz
Adet:
Beden:
Seçtiğiniz ürün sepete eklendi
Mail adresini giriniz
Özelleştir
0000 0000 0000 0000
CVC
Ad Soyad
5xx
5xxxxxxxxx
ZUBİZU Kampanyası kullan
Ürün Detayları
Teslimat ve Kolay İade
Ürün Kodu:
Kitap / Yazar / Yayınevi Ara
Önceki Siparişleriniz
Önceki siparişleriniz için tıklayın
Üyelik Bilgilerim
Üyelik Bilgilerim
Veya
En Az 6 Karakter
Toplam Tutar:
Varsa İndirim Kodunuz:
Sipariş Notu
Kapıda ödeme seçeneği 125 TL altı siparişlerde kullanılabilir. 125 TL üstü siparişler için havale, kredi kartı ya da banka kartı ile ödeme yapılabilir.
Açev Bağış
Ürüne daha önceden puanlama ve yorum yaptınız.
Kitap AyrıntılarıÜrün Ayrıntıları
100 TL üzeri kargo bedava!
FIRSATI YAKALA
Ürünler
Teslimat Bilgileri