Öykünün Usta İsmi: Sait Faik Abasıyanık
11 Mayıs
Türk edebiyatının en önemli kalemlerinden Sait Faik Abasıyanık’ı vefatının 66. yıl dönümünde saygı ve özlemle anıyoruz. Sait Faik Abasıyanık, Türk edebiyatında hikaye denildiğinde ilk akla gelen isimlerden biri. Anısına edebiyat dünyasının en önemli ödüllerinden biri Sait Faik Hikaye Armağanı verilen, öykünün usta ismi Sait Faik’in hayatına, edebi kişiliğine ve eserlerine yakından bakmaya ne dersin? Hadi o zaman yazımızı okumaya devam et! 



Sait Faik Abasıyanık’ın Hayatı 


Öykünün usta ismi Sait Faik Abasıyanık, 1906 yılında Adapazarı’nda dünyaya geldi. Yazar, ilköğrenimini yabancı dilde eğitim veren Adapazarı Rehber-i Terakki Mektebi’nde gördü. Daha sonrasında iki yıl Adapazarı İdadisi’nde öğrenim gören Abasıyanık, Yunan işgalinden dolayı eğitimine ara vermek zorunda kaldı. Kurtuluş Savaşı sonrası ailesiyle birlikte İstanbul’a yerleşti ve İstanbul Sultanisi’nde öğrenimine devam etti. Daha sonrasında Bursa Erkek Lisesi’ne geçiş yapan Abasıyanık, 1928 yılında buradan mezun oldu. 

Sait Faik, edebi hayatına lise yıllarında yazdığı şiirler ile başladı ve ilk öyküsü “İpek Mendil”i de lise edebiyat dersinde ödev olarak yazdı. “Uçurtmalar” ve “Zemberek” hikayelerini de aynı şekilde Bursa Erkek Lisesi’nde kaleme aldı. Liseyi bitirdikten sonra İstanbul’a dönen Abasıyanık’ın yazdığı hikayeleri, şiirleri çeşitli dergilere ve gazetelere göndermeye başladı. Daha sonrasında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’ni kazandı ve iki yıl burada eğitim gördü. Kereste tüccarı olan babası Mehmet Faik’in isteğiyle İsviçre’nin Lozan şehrine iktisat okumaya gitti ancak şehirden bunalarak Fransa’nın Grenoble şehrine geçti. Burada Fransızca öğrenmek için Champollion Lisesi’nde öğrenim görmeye başladı. Champollion Lisesi’nden sonra üç dönem boyunca Grenoble Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde okudu ve babasının isteği üzerine İstanbul’a geri döndü. 

İstanbul’a dönen yazar, Ermeni Yetim Mektebi’nde Türkçe öğretmenliği yapmaya başladı ancak burada yaşadığı çeşitli sorunlardan dolayı öğretmenlik görevinden ayrıldı. Babasının kendine açtığı dükkanda çalışmaya başlayan Sait Faik bu zamanlarda eserlerini yazmaya yoğunlaştı. 1936 yılında babasının da desteğiyle ilk hikaye kitabı “Semaver” yayımlandı. 

Babasının vefatından sonra maddi olarak zorlu bir dönem yaşayan Sait Faik, annesi ile birlikte Burgazada’daki evlerine taşındı. “Şahmerdan” adlı kitabı yayımlandıktan sonra bu eserinde yer alan “Çelme” adlı hikayesinden dolayı yargılandı. Abasıyanık’ın yargılanma sürecinde Orhan Veli Kanık’ın bir mektubuyla yazara hikayesini beğendiğini ileterek desteklediği de bilinir. Sürecin sonunda Sait Faik davadan beraat etti. 1948 yılında Sait Faik’e siroz teşhisi konuldu. Teşhisin ardından Paris’e tedavi olmaya gitti ancak İstanbul’dan uzakta öleceği ve tedavinin ağırlığından korkarak geri döndü. Paris’ten döndükten sonrası ise onun için yazarlığının en verimli zamanları oldu. İstanbul’a döndüğü yıl “Havada Bulut” , “Kumpanya” ve “Havuz Başı”  adlı eserleri yayımlandı. 1952 yılında “Son Kuşlar” isimli kitabı yayımlandı. Yazarın çağdaş edebiyata yaptığı katkılar dolayısıyla, 1953 yılında Mustafa Kemal Atatürk’ten sonraki ilk Türk olarak Mark Twain Derneği tarafından onur üyeliğine layık görüldü. Mark Twain Derneği üyesi olan Halide Edib Adıvar’ın Türkiye’de Sait Faik’i bu ödülü alabilecek bir yazar olarak belirttiği söylenir. Yine aynı yıl, “Kayıp Aranıyor” adlı romanı ve “Şimdi Sevişme Vakti” isimli şiir kitabı yayımlandı. Bir yıl sonra 1954’te ise “Alemdağ’da Var Bir Yılan” adlı eseri yayımlandı. 

5 Mayıs 1954’te yaşadığı yemek borusu kanaması nedeniyle hastaneye kaldırılan Sait Faik Abasıyanık 11 Mayıs’ta yaşama gözlerini yumdu. Sait Faik’i ölümünün 66. yıl dönümünde özlemle ve saygıyla anıyoruz. 66. ölüm yıl dönümünde Sait Faik’in edebi kişiliğine ve eserlerine de göz atmaya ne dersin? 


Sait Faik Abasıyanık Edebi Kişiliği ve Eserleri 


Sait Faik Abasıyanık, Türk edebiyatında çağdaş hikayeciliğe yaptığı katkılarıyla kendinden sonra gelen yazarlara önemli bir miras bıraktı. Modern hikayeciliğin öncüsü olarak Abasıyanık aynı zamanda roman ve şiir türünde de eserler verdi. 

Sait Faik eserlerinde yaşadığını yazıyordu. Konu ve olaylardan çok kişilerin hayatına dikkat çekiyordu. Kaleme aldığı öykülerle durum hikayesinin edebiyatımızdaki en önemli temsilcilerinden biri oldu. Kendine has anlatımıyla, anlaşılır bir dille eserlerini kaleme aldı. İlk öykü kitabı “Semaver” ile başlayan yolculuğunda eserlerinde insan sevgisinin ön planda olduğunu görüyoruz. Yazarın hikayelerinde yer verdiği karakterleri ise toplumda sıkça karşılaşılabilen insanlar oluşturuyor. 

1948 yılında yayımlanan “Lüzumsuz Adam” isimli hikaye kitabıyla yazar insan sevgisi temasından çıkarak insan korkusu, boşvermişlik ve umutsuzluk gibi düşüncelere hikayelerinde yer vermeye başlar. Bu düşüncelere yer vermesinin nedeni hem yaşadığı siroz hastalığına hem de çok sevdiği İstanbul’dan nefret etmeye başlamasına da yorulabilir. Sait Faik’in daha sonraki eserlerinde de ölüm temasını görmek mümkün. Her ne kadar son zamanlardaki eserlerinde umutsuzluğu, ölümü işlese de Sait Faik’in ana temasının çoğu zaman yaşama sevinci olduğunu görebiliriz. Haydi o zaman yazarın kaleme aldığı eserlerin bazılarına birlikte göz atalım :) 


Semaver 


“Semaver”, Sait Faik’in ilk hikaye kitabı. Yazar bu kitabındaki öykülerde sıradan olayları konu alışıyla okuyucuya hikayeleri canlı canlı yaşatıyor. Abasıyanık’ın hikayelerini okuduğunda onun insanları gözlemleyişine ve gözlemlerini aktarışına hayran kalacaksın. 


Şimdi Sevişme Vakti


Sait Faik Abasıyanık’ın hep öykücü kimliğinden söz ettik ancak onun şairane yüzünü merak edenler “Şimdi Sevişme Vakti” şiir kitabını mutlaka okumalı. Yazar hikayelerinde işlediği sevgi temasını şiirlerine de yansıtıyor. Okuma listene bu kitabı mutlaka almalısın :) 


Alemdağ’da Var Bir Yılan 


Sait Faik, “Alemdağ’da Var Bir Yılan” kitabıyla gerçeküstücülüğe yöneliyor. Hikayeler arasında farklı bağlantılar kuruyor, metaforlara yer veriyor. Betimlemeleriyle süslüyor eserini ama yine de sade bırakıyor. Yazarın en sevilen hikayelerinden biri olan “Hişt Hişt” de bu kitabında yer alıyor. Sait Faik’in son yayımlanan öykülerini okumak istersen bu kitabını mutlaka okumalısın. Seni bir düşünceden diğerine sürükleyecek bu eseri seveceğine eminiz. 


Son Kuşlar 


Sait Faik’in “Son Kuşlar” kitabında yalnızlık duygusu hissediliyor. Onun adalı bir öykücü olmasından kaynaklansa gerek her eserinde olduğu gibi yine bu kitabında da denize rastlanıyor. Yazarın hayvan, doğa ve insan sevgisine de tanık olacağın bu kitabı mutlaka okumalısın. 


Sait Faik Abasıyanık Müzesi 


Sait Faik Abasıyanık’ın ölümünün ardından Burgazada’daki evi müzeye dönüştürüldü. İlk olarak 22 Ağustos 1959 tarihinde ziyarete açılan müzede Sait Faik’in yaşamına tanıklık edebilir, onun hayatından izler taşıyan eşyalarını görebilir, eserlerine konu olan pek çok hatırasına eşlik edebilirsin. 1964 yılından beri Sait Faik Abasıyanık Müzesi, Darüşşafaka Cemiyeti’nin sorumluluğunda ziyaretçilerine ev sahipliği yapmaya devam ediyor. Bu müze aynı zamanda Sait Faik’in vasiyetiyle ücretsiz olarak hizmet veriyor. Adalı öykücü Sait Faik’in yaşamından izler taşıyan müzeyi mutlaka gezmelisin. 


Sait Faik Hikaye Armağanı 


 Yazarın annesi Makbule Abasıyanık tarafından başlatılan “Sait Faik Hikaye Armağanı” ise yazar adına her yıl bir öykücüye verilmeye devam ediliyor. 2012 yılından itibaren Darüşşafaka Cemiyeti ve Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları‘nın birlikte yürüttüğü hikaye ödülünü için bu yıl açıklanan listeyi görmek istersen, “66. Sait Faik Hikaye Armağanı Kısa Listesi” okuma listemize mutlaka göz atmalısın. Bu yıl, “Döngel Dünya” isimli kitabıyla Ethem Baran 66. Sait Faik Hikaye Armağanı’nın sahibi oldu, Ethem Baran’ı bir kez daha tebrik ediyoruz. 


Sait Faik Abasıyanık’ın tüm eserlerine göz atmadan geçmeyin deriz. Eminiz ki onun hikayelerini okumaktan sen de keyif alacaksın. Öykü tutkunları için derlediğimiz “Severek Okuyacağınız Öykü Kitapları” okuma listemize de bakmayı unutma! Keyifli okumalar dileriz :)


Kidega İçerik Yazarı

Seray Kozan
Kitaplara daha yakından bakın: