Psikanalizin Kurucusu: Sigmund Freud
27 Şubat
Psikanalizin kurucusu Sigmund Freud’un gençlik yıllarını konu alan hikayesiyle Freud dizisi 23 Mart’ta Netflix’te yayınlanacak. Freud, farklı ülkelerde orijinal içeriklerini izleyici ile buluşturan Netflix’in Avusturya’daki ilk orijinal dizisi. Dizi, Freud’un 19. yüzyıl Viyanası’nda kaybolma vakalarını ve cinayetleri çözme hikayesini konu alıyor. Merakla beklenen diziyi izlemeden önce nörolog, psikolog ve yazar Sigmund Freud’un hayatına ve eserlerine yakından bakmaya ne dersin? 


Sigmund Freud Hayatı 


Psikanalizin kurucusu, dünyanın en ünlü psikologlarından biri olan Sigmund Freud, 6 Mayıs 1856’da Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’nun bugün Çek Cumhuriyeti sınırları içerisinde kalan bir parçası olan Moravya’nın Freiberg şehrinde dünyaya geldi. Freud, orta seviye Yahudi bir yün tüccarının ikinci evliliğinden doğdu. Kendinden yirmi yaş kadar büyük iki ağabeyi ve kendinden küçük yedi kardeşi vardı. 

Freud’un ailesi Moravya’dan Viyana’ya yerleştiğinde Freud daha 4 yaşındaydı. Küçük yaşlarından beri ailesi onun gelecekte başarılı biri olacağını düşünüyordu. Lisede Latince, Fransızca ve İngilizce gibi dillere ek olarak İbranice, İspanyolca ve İtalyanca da öğrenen Freud ailesinin tahminlerini doğru çıkararak başarılı bir öğrencilik hayatı geçirdi. Liseyi bitirdikten sonra Goethe’nin yapıtlarından da etkilenerek tıp okumaya karar veren Freud, 1881 yılında Viyana Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun oldu. Freud’un yaşadığı dönemde Viyana’da Yahudi düşmanlığı vardı bu yüzden üniversite dönemi boyunca Yahudi bir ailenin çocuğu olarak büyük zorluklar çekti. 

Mezun olduktan sonra fizyolojist olan hocası Brücke’nin laboratuvarında anatomopatoloji ve insan sinir sistemi üzerine araştırmalar gerçekleştiren Freud daha sonra, Viyana Genel Hastanesi’nde doktorluk yapmaya başladı. Üç yıl sonra kazandığı burs ile sinir hastalıkları üzerine staj yapmak ve ünlü nörolog Jean-Martin Charcot ile çalışmak üzere Paris’e gitti. Charcot dönemin çözülemeyen hastalığı histeri üzerine çalışmalar yapıyordu ve Charcot’un hipnoz ile hastalarını tedavi etmesi Freud’un ilgisini çekti. Freud kendi kitaplarında da Charcot’tan övgüyle bahseder. Freud’un yaşadığı bu deneyim onun klinik kariyerinin başlangıcı sayılır. 1886 yılında Paris’ten ayrılarak Berlin’e giden Freud burada çocuk nöropatalojisi ile ilgilendi. Daha sonra Viyana’ya dönerek özel hekimliğe başladı. 

Aynı yıl içinde dört yıldır nişanlı olduğu, büyük bir sevgi beslediği Martha Bernays ile dünya evine girdi. Mutlu denilecek bir evliliğe sahip çiftin üçü kız, üçü erkek olmak üzere altı çocukları dünyaya geldi. Freud’un çocuklarından en küçük kızı Anna, babasının yolundan giderek seçkin bir çocuk psikanalizcisi ve psikanalitik hareketin lideri olacaktı. 

Freud sinir hastalıkları ve histeri şikayetleri ile kendisine başvuranlara elektroterapi ve hipnotizma gibi dönemin ünlü tedavi yöntemlerini uyguladı. Josef Breuer de histerinin tedavisinde hipnozdan yararlanıyordu. Breuer’den aldığı tavsiye üzerine Freud ünlü divanına uzanan hastalarının arkasına oturarak onları yönlendiriyor, konuşturuyor ve hastaların sorunlarını çözmelerine yardımcı oluyordu. Freud’un Breuer ile birlikte yürüttüğü çalışmalardan kazandığı deneyim ve ikilinin dostluğu Freud’un psikanalizi ortaya çıkarmasına büyük katkı sağladı. 1895 yılında Breuer ile birlikte “Histeri Üzerine Çalışmalar” adlı kitabı çıkardılar. Kitabın çıkmasının ardından nevrozların cinsel açıdan açıklanması konusunda ikili fikir ayrılıkları yaşadı. Tam bu döneme denk gelen 1896 yılında babasını kaybetti. Babasının ölümü ile bunalıma giren Freud sistematik olarak kendini çözümlemeye başladı. Bu dönemde gerçekleştirdiği rüya incelemeleri, kendine ve hastalarına yaptığı analizlerin sonucunda da makaleler ve kitaplar yazmaya başladı. 

Çalışmaları ile ün kazanmaya başlayan Freud çevresinde kendini destekleyen arkadaşları ile sürekli olarak buluşuyordu. Her hafta “Çarşamba Günleri Psikoloji Derneği" adı altında buluşmalar gerçekleşiyordu ve her haftanın tartışma konusu oluyordu.İlk haftanın tartışma konusu ise Freud’un önerisi üzerine puro oldu. Freud günde 20-25 puro içiyordu ve bu onun için bir bağımlılıktı öyle ki ölüm döşeğinde bile purosundan vazgeçmedi.

Daha sonra Carl Gustav Jung tarafından Zürih'te “Freud Derneği” kuruldu. 1908 yılında ise “Viyana Psikanaliz Derneği” kuruldu. Bu topluluğun içinde yer alan Alfred Adler, Carl Gustav Jung ve Otto Rank ilerleyen yıllarda Freud’dan ayrılarak kendi kişisel kuramlarını oluşturdular. Viyana Psikanaliz Topluluğu Freud’un hayatındaki dönüm noktalarından biri olarak “Yaşamım ve Psikanaliz” kitabında büyük bir yer kapladı. Tüm bunlar, Freud için büyük bir başarıydı çünkü psikanaliz ülke sınırlarının da dışına çıkmıştı ve Freud’un amaçlarından biri de buydu. 

1. Dünya Savaşı’nın yaşanması Freud ve ailesi için yıkıcı olayları da beraberinde getirdi. Freud 3 oğlunu da savaşa göndermek zorunda kalınca, ölüm ve savaş üzerine derin bir şekilde düşünmeye başladı. İnsan psikolojisinin en karanlık yanları olduğunu düşündüğü bu konular hakkında savaş sonrası bir konferans verdi. 

1999 yılında kızı Sophie’yi kötü beslenme ve zatürreden kaybetti. Kızının ölümü Freud’un en acı kaybıydı. Kızı öldükten sonra kendini iyice çalışmaya veren Freud “Haz İlkesinin Ötesinde: Yineleme Takıntısı ve Ölüm İç Güdüsü” kuramını ortaya attı. 1923’te ise en çok bilinen kuramı “Ego ve İd”i ortaya attı. 


Sigmund Freud’un Ölümü 


Sigmund Freud’un puro içmeyi çok sevdiğinden bahsetmiştik. Ne yazık ki 1923 yılında çok sevdiği purolar Freud’un çene kanserine yakalanmasına sebep oldu. Hastalığının geçmesi için gördüğü tedaviler ne Freud’un çalışmalarını durdurdu ne de onu purodan vazgeçirdi. 

Bu dönem zarfında Hitler, Almanya’da güç kazanıyordu. Freud’un yazdıkları yasaklanmaya ve yakılmaya başlandı. 1938 yılında Hitler’in Avusturya’yı işgal etmesiyle birlikte Freud Viyana’yı terk etmek zorunda kaldı. Viyana’yı terk eden Freud Londra’ya yerleşti. Hastalığına rağmen puro içme alışkanlığını bırakamayan Freud çok acı çekiyordu. Bunun üzerine doktoru ile konuşarak yüksek dozda morfin ile ötenazi talep etti. Yüksek dozda morfin verilmesi ile 23 Eylül 1939 yılında hayata veda etti. 


Sigmund Freud Eserleri 


Psikoloji çevresinde deneysel olmamak ile eleştirilen Freud her ne kadar bulduğu kuramları kendisi, ailesi, arkadaşları ve bazı hastaları dışında denememiş olsa da bugünkü psikoloji ve psikiyatri için büyük temeller attı. Freud psikolojik kuramlarını, birçok eserini ve iki müze ile dünyaya kendi izini bıraktı. Freud’un hayatının birçok evresinde yazdığı eserlerine daha yakından bakmaya ne dersin? 


Histeri Üzerine Çalışmalar  


“Histeri Üzerine Çalışmalar”, Sigmund Freud’un Josef Breuer ile birlikte yürüttüğü çalışmalar sonucu ortaya çıkan bir eser. Freud bu kitabında Breuer ile birlikte birçok olgudan bahsediyor. Özellikle Breuer’in önerdiği histeri tedavisini detaylı bir şekilde inceliyor ve tedavi sonrasında oluşacak problemlere çözümler üreterek daha iyi bir tedavi yöntemi ortaya çıkarmaya çalışıyor. Olgular anlatıldığı gibi tartışmalara da yer veriliyor. 


Rüyaların Yorumu  


“Rüyaların Yorumu” çeşitli anlamlar yüklenebilen, evrensel olarak gizemli görülen rüyalar üzerine Freud’un yazdığı eseridir. Freud bu kitabında rüyalar hakkında merak edilen soruları mantık ve bilim çerçevesinde okuyucuya sunuyor. Rüyaları ve onları meydana getiren bilinç dışı uyaranları merak ediyorsanız bu bilgilendirici ve doyurucu kitabı mutlaka okumalısınız. 


Günlük Yaşamın Psikopatolojisi  


“Günlük Yaşamın Psikopatolojisi”, günlük hayatımızda yaşadığımız olayların aslında bilinçaltımızın bize yolladığı mesajlar olduğunu anlatıyor. Bu mesajlar ile aksilikleri, unutkanlıkları yaşantımıza getirerek hayatımızı nasıl etkilediğimiz sorusunun cevabını Freud’un kaleminden okuyoruz. Bir psikoloji kitabı olmasına rağmen Freud’un bu kitabı kendine has anlatımı ile hiç zorlanmadan, sıkılmadan okuyacağınıza eminiz. Günlük yaşantınızdaki olaylara bir de ünlü psikolog Sigmund Freud gözünden bakın deriz. 


Bilinçaltı 


Karmaşık duyguların sahnelendiği oyunlar nasıldır, bu duygular ile nasıl başa çıkılır gibi bilinçaltı hakkında merak ettiklerinizi öğrenebileceğiniz bu kitap aynı zamanda Freud’un hayatına ve psikanaliz dernekleri ile ilgili konulara da ışık tutuyor. Freud’u tanımak ve onun yaptığı işleri kendi ağzından öğrenmek isteyenler için “Bilinçaltı” ilgi çekici bir eser. 


Totem ve Tabu


Freud bu kitabında tarih öncesi çağlardaki toplulukların inançlarını, kültürlerini ele alıyor. Eski çağlardaki insanların olaylar karşısında totem ve tabularını nasıl oluşturduklarını aktarıyor. Freud’un antropoloji ile psikanalitiği harmanladığı bu kitabı mutlaka okumalısınız.  


Amatör Psikanalizi  


Psikanalizi pek çok eserinde konu alan Freud, bu kitabında psikanalizin ne olduğunu değil tekniğini uygulayanlar hakkındaki düşüncelerini konu alıyor. Tıbbi eğitimin psikanalistler için gerekli olmadığını söyleyen Freud’un amatör psikanalistlere bakış açısını görebileceğiniz bu kitabı okumanızı öneririz. 


Kitle Psikolojisi 


Freud “Kitle Psikolojisi” eserinde bireylerin toplum içinde sergilediği davranışları konu alıyor. Kitle psikolojisi oluşurken bireysel psikolojinin kaybolmasına, duyguların bireysellikten çıkarak toplumla bir bütün haline gelmesine değiniyor. Bireyin toplum ile nasıl özdeşleştiğini anlatan bu kitabı mutlaka okumalısınız. 

Eğer psikoloji ile ilgileniyorsanız Freud’un “Aşkın Psikolojisi”, “Uygarlığın Huzursuzluğu”, “Psikanaliz Üzerine”, ”Psikanalize Giriş – Rüya”, “Psikanalize Giriş - Hatalı Eylemler”, “Psikanalize Giriş: Nevrozların Genel Kuramı”,  “Kitle Psikolojisi”  , “Amatör Psikanalizi” , “Totem Ve Tabu” , “Yas Ve Melankoli”  kitaplarından oluşan “Sigmund Freud Seti’ni (10 Kitap Takım)”- kaçırmamalısınız.  Ayrıca, diğer psikoloji kitapları için psikoloji kategorimize göz atmayı unutmayın.  

Korku filmi Rammbock ve kısa filmi Schautag ile Avusturya’da ve Almanya’da ün kazanan Marvin Kren tarafından yönetilen Netflix dizisi  Freud'u izlemeden önce Sigmund Freud’un kitaplarını okumanızı tavsiye ederiz. Freud’u Robert Finster’in canlandırdığı dizinin orijinal fragmanını da izlemeden geçmeyin :)







Kitaplara daha yakından bakın: