Sepetim 99 ÜRÜN

Sepetiniz Henüz Boş!

Toplam Tutar
    Edebiyatçıların İlginç Ölüm Hikayeleri
    06.12.2019
    Yazar ve şairler sadece eserleriyle değil, yaşamlarıyla da her zaman okuyucuda merak uyandırmışlardır. Eserleri yazım süreci, özel yaşamları ve tabii ki ölümleri... Bu kez ölümleriyle de dikkat çeken yazarları inceliyoruz. Buruk ve şaşırtıcı hikayelere hazır mısınız?

    “Edebiyatın Melankolik Prensesi” Unvanının Hakkını Veren Yazar: Sylvia Plath

    İlk Amerikan feminist kitabı olarak kabul edilen “Sırça Fanus” ile edebiyat tarihindeki yerini alan Sylvia Plath kısacık yaşamına önemli eserler sığdıran yazarlardan biri. 1932 yılında doğan ve yaşamı boyunca daha çok şair yönüyle tanınan edebiyatçı, ölümünden sonra da trajedilerle dolu yaşamıyla dikkatleri çekiyor. Eserlerinde çocukluğundaki hayal kırıklıklarına ve psikiyatrik tedavilerine yer veren Plath, şair kocasıyla yaşadığı sorunlu ilişkisini de eserlerine yansıtır. Manik depresif ile yaşamı boyunca boğuşan Plath’in ölüm şekli de yaşamı kadar trajik olur. 1963 yılının Şubat ayında çocuklarını odalarına bırakan yazar, odalarının kapılarını içeri gaz girmeyecek şekilde bantladıktan sonra gazı açıp kafasını fırına sokarak intihar eder. Daha önce de intihar girişimlerinde bulunmuş olan yazar ne yazık ki bu kez başarılı olur.
    “Sadece içimde susmak istemeyen bir ses olduğu için yazıyorum.” diyen yazarın yaşamını merak ediyorsanız ölümünden sonra eşi Ted Hughes tarafından yayımlanan “Günlükler” adlı kitabına göz atmanızı öneririz. Büyük kısmı sansürlenmiş olsa da kitap, yazarın yaşamının son on iki yılındaki yaşanmışlıklarını ve karanlık ruh halini konu alıyor.

    Kaza Mı Yoksa Bir Suikast Mı?

    İran kadınının yaşadığı baskıyı ve çektiği sıkıntıları cesurca ele alan Furuğ Ferruhzad, Ortadoğu’nun en önemli kalemlerinden biri kabul ediliyor. 1934 yılında Tahran’da doğan Ferruhzad incelikli kaleminden çıkan şiirleriyle sadece İranlı kadınların değil, tüm dünyada ezilen kadınların sesi olmayı başardı. En az eserleri kadar isyankâr olarak değerlendirilen yaşamı ise 32 yaşındayken geçirdiği bir trafik kazasıyla son bulur. Sürücüsü olduğu araçla bir çocuk servisine çarpmamak için duvara çarpan şaire müdahale edecek zaman bile bulunamaz. Pek çok kaynakta bunun bir kaza olduğu belirtilse de, Şah yönetimi tarafından suikasta uğradığı yönünde söylentiler de var. Şairin kitaplarını henüz keşfetmediyseniz Furuğ’un şiirlerinden bir seçki olan “Sonsuz Günbatımı”na göz atmanızı öneririz.

    Balzac’ı Öldüren Kahve Tutkusu

    İmza attığı “Vadideki Zambak” , “Goriot Baba” gibi ölümsüz eserleriyle Honoré de Balzac Fransız edebiyatının dünyaya kazandırdığı en önemli yazarlardan biri. Gözlem yeteneği ve insan ruhunu tasvir etmedeki gücüyle öne çıkan yazarın ölümü çok sıra dışı olmasa da ölüm nedeni oldukça ilginç. Kahve bağımlısı olmasıyla dikkat çeken, hatta bir yazarın kahve içmeden yazamayacağını söyleyecek kadar kahve tutkunu Balzac 1850 yılında kalp yetmezliği nedeniyle öldü. Onu bu kalp yetmezliğine iten sebepse her gün kupalarca içtiği kahveden başka bir şey değildi.

    Yaşam Boyunca Süren Depresyonla Gelen İntihar

    İngiliz yazar Virginia Woolf da tüm yaşamı boyunca depresyonla boğuşup sonunda bu sancılı hayata dayanamayarak intiharı seçen yazarlardan biri. Tüm kadınların okuması gereken başlıca eserlerden biri olan “Kendine Ait Bir Oda”nın yanı sıra “Bayan Dalloway”, “Dalgalar” gibi ölümsüz eserlere imza atan yazarın yaşamı hem yaşadığı travmatik olaylar hem de ruh hali nedeniyle oldukça zorlu geçti. 1941 yılında depresyonu iyice artan, aklını kaybetmekten korkar hale gelen yazar bir kez daha intihar girişiminde bulunur. Ouse Irmağı’na yürüyen ve cebine doldurduğu taşlarla kendini suya bırakan yazar boğularak ölür. Ardında ise eşine bıraktığı şu cümleler kalır: “Sevgilim, yine çıldırmak üzere olduğumdan eminim. Yaşadığım o korkunç anlara geri dönemem artık. Bu kez İyileşemeyeceğim. Sesler duymaya başladım, hiçbir şeye odaklanamıyorum. Bu yüzden yapabileceğimin en iyisi olduğunu düşündüğüm şeyi yapıyorum.”

    Şakanın Ardından Gelen Ölüm

    Post modern tarzda yazılmış ilk Türk eseri olma özelliğini taşıyan “Tutunamayanlar” ile edebiyatımızda ayrı bir yere sahip olan Oğuz Atay , kısacık yaşamında çarpıcı 3 romana imza atmış bir yazar. Yaşayacak günleri olsaydı daha fazla esere imza atacağına inandığımız yazarın ölüm hikayesi oldukça ilginç. Atay, bir gün yakın arkadaşı Altay Gündüz’ün Mecidiyeköy’deki evinde duş almak için banyoya girer. Duşta uzun süre kalınca arkadaşları merak edip seslenince “Sevinmeyin, daha ölmedim” yanıtını alırlar. Herkesin kahkahayla karşıladığı bu şaka ne yazık ki yazarın son cümlesi olur.

    Savaşın Acımasızlığına Dayanamayan Stefan Zweig

    Satranç”, “Amok Koşucusu” gibi eserleriyle insan ruhunu berrak bir şekilde okuyucuya sunan Avusturyalı yazar Stefan Zweig de intiharı seçen yazarlardan biri. Psikoloji bilgisini eserlerine yansıtarak karakterleri bambaşka bir gözle görmemizi sağlayan Zweig, eserlerindeki başarısına rağmen dünyanın sancısına katlanamayanlardan. Dünyayı acımasızlığıyla sarıp sarmalayan savaş, Hitler Almanyası’ndaki yaşananlar yazara ağır gelir. İktidardaki Naziler ortalığı ateşe verirken, kendisinin de arasında olduğu pek çok yazarın kitaplarını da yakar. Zweig tüm bu karmaşanın uzağında olsa da yaşananları en derininde hisseder ve bir karar verir; eşi Lotte’ye birlikte ölmeyi teklif eder. Bir şişenin içine ilave ettiği zehirden birkaç büyük yudum aldıktan sonra şişeyi eşine uzatarak istediği zaman yanına gidebileceğini söyler. Lotte, yazara kendisini sevip sevmediğini sorar, evet yanıtını aldıktan sonra da o da zehirden içer. Yazar arkasında bıraktığı pek çok eserin yanı sıra ölümüyle de okuyucuyu derinden sarsar.

    Huzuru Bulmak İçin Çıkılan Yolculukta Gelen Ölüm

    Hem toplumsal hem de bireysel konuları yazmadaki başarısıyla Rus edebiyatının tartışmasız en önemli isimlerinden biri olan Lev Nikolayeviç Tolstoy 82 yaşındayken aradığı huzuru bulmak için ailesinden, evinden uzaklara kaçmaya verir. Tolstoy bir sabah oldukça erken saatlerde küçük kızı ve doktorunu yanına alıp, ardında karısına bir veda bırakarak evden kaçar. “Gidişim sana acı verecek, üzgünüm, bana inan ve başka türlü yapamayacağımı anla. Benim evdeki durumum çekilmezdi ve çekilmez oldu. Öteki nedenlerin yanı sıra, şatafatlı koşullar içinde, eskiden olduğu gibi, yaşamayı sürdüremedim ve benim yaşımdaki ihtiyarların göreneğine uyarak, dünyayı terk edip, yaşantımın son günlerini sessizlik ve yalnızlık içinde geçirmek istedim.” Astapova İstasyonu’nda halsizleşerek yolculuğuna devam edemeyen Tolstoy çevrede kalacak bir yer olmaması nedeniyle istasyona ait küçük eve yerleştirilir. Gösterişli hayattan sıkılan yazar, tam da istediği gibi, sade bir yerde, huzurla yaşama gözlerini kapatır.


    Çukura Düşerek Yaşamını Yitiren Unutulmaz Şair: Orhan Veli

    Garip akımının kurucularından biri olarak Türk şiirine farklı bir soluk getiren Orhan Veli Kanık 36 yıl süren yaşamını şiirle dolu yaşadı. 1950 yılında bir hafta kalmak için gittiği Ankara’da yürürken bir çukura düşer. Başından yaralanan şair İstanbul’a döner, yaşamına devam eder. Bir akşam arkadaşının evinde yemek sırasında fenalaşan şair hastaneye götürülür. Önce alkolden zehirlendiği düşünülerek o yönde bir tedavi uygulanır. Beyindeki bir damar çatlaması nedeniyle beyin kanaması geçirdiğiyse ne yazık ki sonradan anlaşılır. Hastaneye yatırıldığı akşam komaya giren şair yaşama erken yaşta veda eder.

    Nedeni Bilinmeyen İntihar

    Hem Pulitzer, hem de Nobel ödüllü, Amerikan edebiyatının usta yazarlarından Ernest Hemingway Çanlar Kimin İçin Çalıyor” , “Yaşlı Adam ve Deniz” adlı romanlarıyla okuyucuların hâlâ en çok okudukları yazarların başında geliyor. Okuyucunun dünyaya bakışını değiştirecek kadar güçlü bir üsluba sahip yazar da yaşamını kendi isteğiyle sonlandıranlardan. Manik depresif atakları geçiren, paranoya ve sanrılarla başı belada olan yazar 1961 yılında bir av tüfeği ile kendini vurarak yaşama gözlerini kapar. İntihar etme nedeni tam olarak bilinmese de hemokromatoz hastalığı nedeniyle, rahatsızlığın şikayetlerine daha fazla dayanamayarak kendini öldürdüğü söylentiler arasındadır. Babasının ve kardeşlerinin de aynı hastalıktan muzdarip olması ve intihar etmeleri de bu söylentinin en önemli destekçisi olarak aktarılır.
Öne Çıkan Blog Yazılarımız
Arama
E-mail adresinizi giriniz
Adet:
Beden:
Seçtiğiniz ürün sepete eklendi
Mail adresini giriniz
Özelleştir
0000 0000 0000 0000
CVC
Ad Soyad
5xx
5xxxxxxxxx
ZUBİZU Kampanyası kullan
Ürün Detayları
Teslimat ve Kolay İade
Ürün Kodu:
Kitap / Yazar / Yayınevi Ara
Önceki Siparişleriniz
Önceki siparişleriniz için tıklayın
Üyelik Bilgilerim
Üyelik Bilgilerim
Veya
En Az 6 Karakter
Toplam Tutar:
Varsa İndirim Kodunuz:
Sipariş Notu
Kapıda ödeme seçeneği 125 TL altı siparişlerde kullanılabilir. 125 TL üstü siparişler için havale, kredi kartı ya da banka kartı ile ödeme yapılabilir.
Açev Bağış
Ürüne daha önceden puanlama ve yorum yaptınız.
Kitap AyrıntılarıÜrün Ayrıntıları
100 TL üzeri kargo bedava!
FIRSATI YAKALA
Ürünler
Teslimat Bilgileri