Sepetim 99 ÜRÜN

Sepetiniz Henüz Boş!

Toplam Tutar

Kitap AçıklamasıÜrün Açıklaması

1- Aforizmalar - Franz Kafka 48 Sayfa
2- Beyaz Dis - Jack London 216 Sayfa
3- Beyaz Geceler - Fyodor Dostoyevski 72 Sayfa
4- Beyaz Zambaklar Ülkesinde - Grigory Petrov 104 Sayfa
5- Dönüşüm - Kafka 64 Sayfa
6- Efendi ile Usak - Tolstoy 96 Sayfa
7- Genc Werther’in Acıları - Goethe 152 Sayfa
8- Hacı Murat - Tolstoy 160 Sayfa
9- İki Şehrin Hikayesi - Charles Dickens 128 Sayfa
10- İtiraflarım - Tolstoy 88 Sayfa
11- Milenaya Mektuplar - Franz Kafka 200 Sayfa
12- Savaş Sanatı - Sun Tzu 152 Sayfa
13- Sokratesin Savunması - Platon 48 Sayfa
14- Vahşetin Çağrısı - Jack London 104 Sayfa
15- Yer Altından Notlar - Fyodor Dostoyevski 144 Sayfa
16- Yüzbaşının Kızı - Aleksandr Puşkin 136 Sayfa

200,00 
%43
114,00 
Ön Sipariş Ürünü
Satışa Çıkma Tarihi:
Tedarik Süresi: 3 iş günüSatışta Değil
TÜKENDİ
100 TL üzeri kargo bedava! Kargo Bedava
  • Barkod : 6010617277232
  • Kapak : Ciltsiz
  • Kağıt Cinsi : 2. Hamur
  • Boyut : Normal
  • Sayfa Sayısı : 1912
  • Basım : Nisan 2021
  • Ebat : 13.50x19.50 cm
  • Ağırlık : 1912 g
Johann Wolfgang von GoetheJohann Wolfgang von Goethe

Johann Wolfgang von Goethe 28 Ağustos 1749 yılında Frankfurt’ta doğmuştur. Dünya edebiyatının en önemli yazarlarından olan Johann Wolfgang von Goethe sadece edebiyat alanında değil felsefe ve doğa bilimleri alanında da birçok eser vermiştir.

Varlıklı bir ailede dünyaya gelen Goethe’nin evinde çok zengin bir kütüphane ve oldukça değerli resim koleksiyonları bulunuyordu. Kız kardeşi ile birlikte bu evde büyüdüler. Goethe küçük yaşlarda Fransızca, Latince ve Eski Yunanca dillerini öğrendi ve aydınlanma çağının düşünceleri ile yetiştirildi.

Fransız işgalinde bulunan Frankfurt’ta sergilenen bir tiyatro oyundan oldukça etkilendi ve Fransız edebiyatına ilgi duymaya başladı.

18 yaşında babasının isteği ile hukuk okumaya başladı. Leipzig’de öğrenim gördüğü süre içinde dönemin büyük sanatçıları, edebiyatçıları ile tanıştı. Arkeologlar ile samimi, bir dostluk kuran Goethe eski yunan sanatlarına ilgi duymaya başladı. 

Gözlem gücü oldukça keskindi. Merak ettiği şeylere sadece bakmak onu derinlemesine irdelerdi. Başladığı her işi sonuna kadar bitirme özelliğine sahipti.

1768 yılında ağır bir hastalık geçirdi ve evine döndü. İki yıl boyunca simya ve astroloji ile ilgilendi. 1774 yılında yazdığı ilk romanı olan Genç Werther’in Acıları kitabında gençliğin düşüncelerini oldukça başarılı şekilde yansıttı ve evrensel bir üne kavuştu. 

Bu romanı ile Alman edebiyatında coşkunluk akımını başlatan yazar oldu. Bu senelerde ilahi ve şiirler yazdı. 

Johann Wolfgang von Goethe'nin Edebi Yaşamı

Johann Wolfgang von Goethe Weimar Dükü’nün çağrısı üzerine Weimar’a gitti. Dükün özel elçilik danışmanlığının yanı sıra devlet ve askeri alanda hizmetlerde bulundu. 

Burada tanıştığı Charlotte von Stein Goethe’yi her yönden etkiledi. Sevgilisinden aldığı ilham ile harika şiirler ve balad yazdı. Çıkardığı iki kitabında kadın kahramanlarında sevgilisinin izlerine rastlamak mümkündür. 

1786 yılında aniden Weimar’dan ayrıldı ve İtalya’ya gitti. Burada Roma ve Eski Yunan sanatını tanıma imkânı buldu. İtalya onun için yeniden doğuş gibiydi. 

Mektupları Alman Edebiyatının en yoğun dönemlerine ışık tuttular. Alman edebiyatında klasik dönemin önde gelen isimleri oldular.

Yaşamının son yıllarına kadar yazmaya devam eden Goethe Faust isimli oyunu başyapıtıdır.  1824 yılında öz yaşam öyküsü olan Wilhelm Meister’in Hat Yılları eseri yayımlandı. 

Johann Wolfgang Von Goethe 22 Mart 1832 yılında yaşama veda etti. Kalp krizinden öldüğü düşünülen yazarın son sözleri “daha fazla ışık” olmuştur. 


Franz KafkaFranz Kafka

Temmuz 1883 yılında Prag’da moda ürünler satan bir dükkân işleten Hermann ve Julia Kafka’nın 6. Çocuğu olarak dünyaya geldi. 

20. Yüzyılın Modern Alman Edebiyatının Öncülerinden biridir. Yaşadığı süre boyunca çok bilinmeyen Kafka yakın arkadaşı Max Brod’a öldükten sonra tüm eserlerini vererek yakmasını istemişti o ise aksini yaptı ve eserleri yayınlamaya başladı. Ölümünden sonra Tüm dünyanın sevdiği ve tanıdığı bir yazar oldu Franz Kafka.

Türkçeye Değişim ya da Dönüşüm olarak çevrilen romanında 20. Yüzyıl sanayi sonrası batı toplumunu ve içinde bulunan yalnızlığını çok iyi şekilde işlemiştir.

Yahudi olan Franz Kafka iki erkek kardeşini çok küçük yaşlarda kaybetti. 3 kız kardeşini ise Nazi soykırımında kaybetmişti.

Tüm dünyada sevilen Franz Kafka mutsuz ve kötü bir çocukluk geçirdi. Özellikle babası ile anlaşamayan ve sorunlar yaşayan yazarın babasına karşı tek hissettiği nefret duygusunu eserlerin de dahi vurgulamıştı.

Almanca konuştuğu zamanlar Çekler, Yahudi olduğu için Almanlar hiç sevmemişti.

Kafka’nın en kritik ve önemli dönemi olan babası ile yaşadığı dönemleri şu şekilde dile getirmişti büyük yazar;

‘’Asker selamı vermeyi ve asker gibi yürümeyi becerdiğim zaman desteklerdin beni, ama ben geleceğin askeri değildim ya da iştahla yemek yiyebildiğim, hatta yanı sıra bir bira da içebildiğim zaman desteklerdin beni. Anlamadığım şarkıları tekrar edebildiğim veya senin en sevdiğin lafları senin peşinden geveleyebildiğim zaman, ama bunların hiçbiri benim geleceğimin bir parçası değildir. Ve aslında bugün bile, herhangi bir konuda, ucu ancak sana da dokunuyorsa, zedelediğim veya benim şahsında zedelenen (Örneğin Pepa beni azarladığı zaman) senin onurunsa destekliyorsun beni. O zaman destekleniyorum, bana değerim hatırlatılıyor, yapmaya hakkım olan hamlelere dikkatim çekiliyor ve Pepa mutlak bir biçimde mahkûm ediliyor. Ama şimdiki yaşımda artık desteğine neredeyse hiç ihtiyaç duymadığımı bir kenara bıraksak bile, ancak öncelikle söz konusu olan ben değilsem, gelen desteğin bana ne faydası olacak? 

(Babaya Mektup)

Lise eğitimi bittikten sonra Hukuk okumaya karar veren Franz Kafka 5 yıllık hukuk eğitimi sonrasında Albert Weber’in yanın staj yaptı, ceza hukuku alanında ilerleme gösterdi.

Kafka 1907 yılında İtalyan bir sigorta şirketinde işe başladı bu yıllarda Max Brod ile tanışarak dost oldu. Brod sayesinde edebiyatı sevdi dönemin ünlü edebiyatçıları ile tanışma fırsatı buldu.

Hayatındaki en önemli kişi olan ve onun dönüm noktası olan kişi Max Brod oldu.

Şansız ve tek başına aslında var da yok yüzü hiç gülmeyen Franz Kafka’nın hayatında birkaç tane kadın olmuştur. İlk sevgilisi iki kere nişanlanıp evlenemediği Felice Bauer. 1920 yıllarında ise Milena Jesenka ile mektuplaşmaya başladı bu sırada evli olan Milena ile mektuplaşmaya devam eden bu ilişki tüm imkânsızlıklara rağmen uzun yıllar boyunca sürdü. Son olarak ise bebek bakıcısı olan Dora Diamant hayatına girmiştir. Hatta ölmeden önce Dora’nın adını anmıştı.

1923 yılında ailesinin baskısından kurtulmak ve yazabilmek için Berlin’e yerleşti Kafka. Nazilerin Çekoslovakya’yı işgali sırasında Franz Kafka’ya ait birçok belge yakılarak yok edildi. Ölmeden önce yakın dostu Brod’a verdiği birçok eserinin önemsiz ve değersiz olduğunu düşünüyordu.

En önemli eserlerinden olan Dönüşüm kitabında babasının hayatında yer ettiği etkiye rastlamak mümkündür. Kitapta yer alan bir anda böcek olarak uyanan kişi Kafka’dan başkası değildir.

Diğer bir eseri olan Dava da Dönüşüm kitabında bahsettiği karakterler birbirine çok benzer. Bir sabah uyandığında böcek olan karakter Dönüşüm ’de bir sabah uyandığında suçunu bilmediği bir davadan yargılanan karakter Dava kitabında yer alır. 

Bitmek bilmez suçluluk duygusu, öz benlik algılamasında kırılmalar, kendini ötekileştirme Franz Kafka’nın vazgeçilmezleri idi nede olsa.

1917 yılının bir Ağustos ayında Kafka’nın ağzından bir miktar kan gelir. Derhal hastaneye kaldırılan yazara Akciğer kanseri teşhisi konulmuştur. Bir yıl sonra ise ağır bir gribe yakalanır. Kanser gırtlağa kadar yayılmış konuşma yetisini kaybetmiştir. Hasta çok ileri boyutlara vardığı için cerrahi operasyon yapılamaz. 3 Haziran 1924 yılında yaşama veda eder Franz Kafka. Öldükten sonra da anne ve babasının bulunduğu mezarın yanına defnedilir. Hatta öldükten sonra bile babasından kurtulamamıştır denilmiştir.

Kafkaesque yani kafkavari anlamına gelen onun ne denli sıra dışı ve orijinal bir yazar olduğunu anlatan bir kavramdır. Kitaplarında yer alan karakterlerin o dönemlerin dünyasında hiç olmayacak karakterler olmasından kaynaklanmıştır bu kavram. 

Kafkanın Prag’da yaşadığı ev müze haline getirilmiş 1963 yılında Liblice Şatosunda Kafka için uluslararası konferans düzenlenmiş bu konferansa Roger Garaudy, Ernt Fischer gibi büyük yazarlar katılmıştır.

Fyodor Mihayloviç DostoyevskiFyodor Mihayloviç Dostoyevski

Rus edebiyatının dünyaca tanınmış yazarlarından olan Fyodor Mihayloviç Dostoyevski 1821 yılında Moskova’da doğmuştur. Altı çocuklu bir ailenin ikinci çocuğu olarak dünyaya gelmiştir. Babası alkol bağımlısı ve çok sinirli bir insan olduğu için çocuklarını da disiplinli yetiştirmeye çalışmıştır. Annesi ise etliye sütlüye karışmayan saf bir kadınmış.

Fyodor Mihayloviç Dostoyevski ilköğrenimini Moskova’da okumuştur. Kendisi on beş yaşındayken annesini kaybettikten sonra Petersburg Mühendislik Okuluna gitmiştir. Buradayken babasının ölüm haberini almıştır. Okulunu bitirdikten sonra asteğmen rütbesiyle Petersburg’daki İstihkam Müdürlüğüne verilmiştir. Çok fazla askeri disiplinin olması yüzünden bu işini bırakıp yazarlığa başlamıştır.

Hayatında iki kez evlilik yapan Fyodor Mihayloviç Dostoyevski ayrıca sara hastalığına yakalanmıştır. Bir kanama sonucu 28 Ocak 1881 yılında hayatını kaybetmiştir. O dönemde Rus halkı bu yazar için görülmemiş bir cenaze töreni düzenlemiştir.

Fyodor Mihayloviç Dostoyevski küçüklüğünden beri yazar olmak istemiştir. Bir yıl askeri görevini yaptıktan sonra işini bırakıp yazar olmaya karar vermiştir. 1846 yılında ilk romanı olan İnsancıklar adlı eserini yazmıştır. Dönemin ünlü eleştirmeni olan Belinski’ye romanını göndererek fikir alışverişinde bulunmuştur. Belinski’den tam not alan romanı Rusya’nın ilk toplumsal romanı sayılır. Böylece yazar Rus gerçekçi romanında yeni bir okulun kapılarını açmıştır.

Bu eserinden sonra belli bir dönem ilgi görmeyen yazar maddi sıkıntılar çekmeye başlamıştır. 1866 yılında Suç ve Ceza adlı en büyük romanını tamamlayan Fyodor Mihayloviç Dostoyevski en büyük şöhretini bu esere borçludur. Bu romanını Budala, Ebedi Koca ve Ecinniler adlı romanları izlemiştir.

Kız çocuğunu kaybettikten sonra büyük bir sarsıntı geçiren Fyodor Mihayloviç Dostoyevski Delikanlı, Bir Yazarın Günlüğü ve Karamazov Kardeşleri yazmıştır. Bu romanlarından olan Karamazov Kardeşleri ölümünden üç ay önce tamamlamıştır. Yazar romanlarının çoğunda insan duygularının derinliğine inmeyi başaran ve bunu etkili bir biçimde eserlerine yansıtan ender yazarlardandır.

Lev Nikolayeviç TolstoyLev Nikolayeviç Tolstoy

Büyük Rus yazar Lev Nikolayeviç Tolstoy 1828 yılında Moskova’nın Tula vilayetinde dünyaya gelmiştir. Kont Tolstoy ve Prenses Mariya’nın 4. çocuğudur. 2 yaşında annesini 9 yaşında da babasını yitirmiştir. 

Anne ve babasının olmaması yüzünden çocukluğunu halalarının yanında geçirdi. Çocukluk yıllarında Dickens, Pascal gibi büyük yazarları okudu.

Hukuk okurken öğrenimini yarıda bıraktı ve yaşadığı çiftliğe geri döndü. 3 yıl sonra Rus ordusuna yazıldı. Astsubay olarak topçu bataryalarında görevlendirildi. 

Bu dönemde sağlığı bozuldu ve yazmaya verdi. Çocukluk Öyküsü isimli öyküsü beğenildi ve Çağdaş dergisinde yayınlandı. Bu dönemde eleştirmenler öyküyü beğendi ve edebiyat alanına ilk adımı atmış oldu. 

Savaşın içinde yer alan ve buradan kurtulmaya can atan Tolstoy için savaşın en iyi yanı Sivastopol birikimlerini aktaracağı bir kitap olacaktı. 

Savaştan sonra Petersburg’a gitti ve yazarlık mesleğinde karar kıldı. Birçok ülke gezme fırsatı buldu bir gezide iken Rusya’da kölelik kaldırıldı. 

Kendi bölgesindeki toprak sahipleri ve köleler arasındaki borç sorunlarını çözmek için yargıçlık yaptı. Bu sıralarda Sonya ile karşılaştı. Sonya karşı çiftlikte hikaye yazan, resim yapan 18 yaşında bir genç kızdı, Tolstoy ise bu sırada 34 yaşındaydı.

Nişanlanan çift bir hafta içinde evlendi. Bu evlilikten 13 çocukları oldu. Eşi Sonya Tolstoy’a eserleri yazması hususunda her zaman destek oldu. Savaş ve Barış bu yıllar arasında yazıldı. On beş yılları mutluluk içinde geçti.

Lev Tolstoy'un Edebi Yaşamı

Savaş ve Barış kitabı Tolstoy’un adını yücelten en önemli eseri olmuştur. Çocuklar için alfabe yazmaya koyulmuştu. Yayınevlerinin önerileri Anna Karenina’yı yazmasını sağladı. Huzuru bozulan yazar dine sığınarak oruç tutmaya ve günah çıkararak köylerdeki ayinlere katılmaya başladı. Bu dönemde itiraflar isimli eserini yazdı.

Tolstoy’un bu dine olan yönelimi 2 yıl sürdü. Yapısı gereği hiçbir yetkiye boyun eğmeyecek bir karaktere sahipti. Hristiyanlıktaki ölümsüzlük düşüncesini ve siyasal iktidarı dışladı. Bu dönemde kilise tarafından aforoz edildi. 

Düşündüklerini Dogmatik Teolojinin Eleştirisi, Dört İncil’in Çevirisi, Uzlaşma eserlerinde dile getirdi. Bu kitapların ile büyük tepki topladı. 

Eleştirilerin odağında iken İvan İlyiç’in Ölümü, Hacı Murat ve Diriliş gibi kitapları yayınlandı. Bu dönemde Kırım’a giderek vasiyetnamesini hazırladı.

Bunalıma giren Tolstoy çevresinden, ailesinden kaçmak ve uzaklaşmak için yanına en küçük kızını ve doktorunu alarak trene binerek güneye yolculuk yaptı.

Yolculuk sırasında halsiz düştü Astopova, istasyonunda indi, gar şefi ünlü yazarı evinde misafir etti. Yemeden içmeden kesilen Tolstoy, 20 Kasım 1910 yılında zatürreden yaşama veda etti. 



Charles DickensCharles Dickens

Charles John Huffam Dickens 7 Şubat 1812 yılında doğmuştur. İngiliz yazar ve eleştirmen olan Dickens Victoria devrinin en iyi romancısı olarak kabul görmüştür.

Yazar yaşadığı süre boyunca eserleri büyük bir üne sahip oldu. Romanları ve eserleri ile günümüz çağında da aynı popülerliği devam etmektedir.

Portsmouth şehrinde doğan Charles Dickens’ın babası iflas etti ve hapishaneye düştü. Yazar çalışmak için okulundan ayrılarak fabrikaya girdi. Yeterli eğitim almamış olmasına rağmen erken yaşta tanıştığı yoksulluk onu yazarlık konusunda çok çabuk olgunlaştırdı.

Charles Dickens kariyeri süresinde haftalık olarak çıkan bir dergiyi yönetti. Bu süreçte 15 roman 5 yazan hikâye yüzlerce kısa öykü ve makale yayınladı. Yorulmak bilmeyen yazar eğitim ve çocuk hakları konusunda mücadele verdi. 

15 yaşına geldiğinde Charles Dickens bir avukatın yanında çalışmaya başladı ve öğrenmeye meraklı olduğundan dolayı stenografi öğrendi. Morning Chonicle gazetesinde stenogrof olarak çalışmaya başladı. 

Charles Dickens 1837 yılında kendisini ünlendirecek olan Bay Pikvik isimli eserini yayınladı. Bu dönemde sıklıkla seyahat eden yazar dönemin ünlü yazarları ile tanışma fırsatı buldu. Daily news ve Household Words gazete ve dergisini çıkardı.

Birkaç yıl içinde uluslararası bir üne sahip oldu. Romanları haftalık veya aylık olarak çıkmasından dolayı okuyucuların tepkisinin ölçmeye yaradı. 

Onların eleştirileri altında kendini ve kitaplarında ki karakterleri geliştirmeyi başardı. 

Charles Dickens yaşadığı çağın en öneli edebiyatçılarından biridir. Her zaman popüler kalmış ve sanat anlamında hala okunmaya devam etmektedir.

Oliver Twist eseri ile tüm dünyanın tanıdığı bir yazar haline gelmiştir. Charles Dickens gerçekçi yazım kuralını mizah ve benzersiz karakterler ile süslemesinden dolayı Tolstoy ve George Orwell’e kadar büyük yazarın övgüsüne mazhar olmuştur. 

Wirginia Woolf ve Oscar Wilde ise psikolojik açıdan derinlik eksikliği ve gevşek yazım şeklinden dolayı şikâyet etmişlerdir. 

1958 yılında eşinden ayrıldıktan sonra yine sık sık yolculuk yapmaya başladı. Konferanslar arasında koşturduğu yaşamı onu yordu. Evinde istirahate çekildi şöhretinin zirvesinde iken evinde 1870 yılında yaşamını yitirdi. 


Platon (Eflatun)

Platon diğer bilinen ismi ile Eflatun M.Ö 427 yılında Atina’da doğmuştur. Eski Yunan filozoflarının en bilinenlerinden biri olan Platon döneminin soylu ailelerinden birinin çocuğuydu. Çok iyi bir eğitim aldı. Aldığı eğitimler müzik, edebiyat ve jimnastik gibi birbirinden farklı alanlarda yetiştirildi.

Platon ismini geniş omuzlarından dolayı jimnastik hocasının verdiği söylenmektedir. Felsefe ile tanışması Sokrates’le karşılaşmasından sonra oluştu. 

Sokrates’in fikirlerinden etkilenen Platon, hocasının ölümünden sonra yazılı bir eseri bulunmayan Sokrates’in fikirlerini kitaplaştırdı. Sokrates’in ölümünden sonra gezilere çıktı Platon Güney İtalya’da Pythagorascılann görüşlerini etkisinde kaldı.

Sicilya’da tanıştığı Dion ile devlet anlayışı ile konuşup tartıştı. Platon’un etkisinde kalan Dion toplumda değişiklik yapabilmek için Platon’dan yardım istedi.

Platon’un sahip olduğu felsefi görüşler günümüzde hala tartışılmaktadır. Batı felsefesinin ilk başlangıç noktası ve en önemli filozofudur.

Antik felsefesinin maddeci öğreticisi olan Demokritos en yüksek seviyeye erişmiş bu idealist felsefe düşüncesi Platon ile en üst noktaya ulaşmıştır.

Platon bir sanatçı olarak yetiştirilmesinin etkilerinden dolayı düşünsel ürünlerini oldukça ustalıkla ve şiirsel anlatım dilini kullanarak asırlar boyu insanları etkilemeyi başarmıştır.

Platon eserlerini genellikle diyalog şeklinde yazmıştır. Bu diyalogları yönlendiren ise ünlü hocası Sokrates olmuştur. Platona göre Felsefe okuyarak yapılacak bir şey değildir. Felsefe yapabilmek için aktif olmak, düşünmek ve tartışmak gereklidir.

Grigory PetrovGrigory Petrov

Grigory Spiridonoviç Petrov 1866 yılında Rusya’da doğmuştur. Gazeteci, rahip ve yazar olan Griory Petrov 20. Yüzyılda Rusya’nın en tanınmış papazlarından biri ve aynı zamanda en çok okunan halk yazarlarındandı. 

Kilise ile uyum sağlamayan görüşleri yüzünden kiliseden kovulan Petrov bu dönemden sonra kendini tamamen yazmaya vermiştir. Gazeteci ve hatip olarak onu seven kitleleri etkilemeyi sürdürdü.

Bolşevik Devrimi sırasında ülkeden kaçtı ve Yugoslavya Krallığına yerleşti. Burada pek çok eserini kaleme aldı. Çok sayıda konferans veren yazar Sovyet döneminde eserleri Rusya’da yasaklandı. 

Bulgaristan ve yeni kurulan Türkiye Cumhuriyetinde oldukça etkili olarak dönemin aydınlarını etkilemiştir. 

Yazarın en bilinen eser Beyaz Zambaklar Ülkesinde Atatürk’ün emri ile Türkçeye çevrilerek derslerde okutulmuştur.

En çok okunan yabancı eserler arasında ülkemizde sıralamaya girmiştir. 

Grigory Petrov’un kitapları Türkiye’ye göç eden Bulgar Türkler yolu ile ülkeye ulaştı. Ali Haydar Taner’in çevirisi ile yayınlanan Beyaz Zambaklar Ülkesinde kitabı Türkiye’deki aydınların dikkatini çekti. 

Kitabın içinde yer alan fikirler uygulanması gereken eğitim ve kalınma politikası olarak düşünüldü. 2008 yılına kadar Türkçeye 4 defa çevrildi ve 41 kez baskı yaptı. 

Grigory Petrov 1925 yılında sağlık durumu kötüleşmeye başladı. Mide kanseri nedeni ile devletin imkanları sayesinde Paris‘e tedavi için gönderildi. 

Burada iyileşemedi ve 18 Haziran 1925 yılında hayatını kaybetti. Külleri yakılan yazarın naaşı eşi ve kızının yaşadığı Novi Sand kasabasına defnedildi. Mezarı sonra kızı tarafından Münih Şehrinin Ostfriedhof mezarlığına nakledildi. 


Devamı
Yorumlar
Bu ürüne toplam 0 yorum yapıldı.
Ortalama Puan:
Mükemmel
Çok İyi
İyi
Fena Değil
Çok Kötü
Ürün Yorumları
+0 Olumlu yorumlardan sizin seçtikleriniz
-0 Olumsuz yorumlardan sizin seçtikleriniz
Tüm Yorumlar (0)
Bu kitap hakkında ilk yorum yazan sen ol.Bu ürün hakkında ilk yorum yazan sen ol.

Kitapları

    Ürünleri

      Ürünleri

        Arama
        E-mail adresinizi giriniz
        Adet:
        Beden:
        Seçtiğiniz ürün sepete eklendi
        Mail adresini giriniz
        Özelleştir
        0000 0000 0000 0000
        CVC
        Ad Soyad
        5xx
        5xxxxxxxxx
        ZUBİZU Kampanyası kullan
        Ürün Detayları
        Teslimat ve Kolay İade
        Ürün Kodu:
        Kitap / Yazar / Yayınevi Ara
        Önceki Siparişleriniz
        Önceki siparişleriniz için tıklayın
        Üyelik Bilgilerim
        Üyelik Bilgilerim
        Veya
        En Az 6 Karakter
        Toplam Tutar:
        Varsa İndirim Kodunuz:
        Sipariş Notu
        Kapıda ödeme seçeneği 125 TL altı siparişlerde kullanılabilir. 125 TL üstü siparişler için havale, kredi kartı ya da banka kartı ile ödeme yapılabilir.
        Açev Bağış
        Ürüne daha önceden puanlama ve yorum yaptınız.
        Kitap AyrıntılarıÜrün Ayrıntıları
        100 TL üzeri kargo bedava!
        FIRSATI YAKALA
        Ürünler
        Teslimat Bilgileri