Sepetim 99 ÜRÜN

Sepetiniz Henüz Boş!

Toplam Tutar

Kitap AçıklamasıÜrün Açıklaması

Yek ji metnên herî girîng û naskirî ji lîteratûra jinê “Odeyek ji bo Xwe” êdî bi kurdî ye.

Virginia Woolf di vê ceribana berfirehkirî de, ya ku ji du axaftinên wê yên sala 1928an li kolejên xwendekarên jin ên Girton û Newnhamê pêk tê, dibêje jin bêyî pere û odeyeke ji bo xwe, bêyî serbestiyê nikarin afirînerî û dehaya zihnî li gor dilê xwe bidin der. Wek palpiştiya vê fikra xwe, karaktereke xeyalî diafirîne, gelo xwişkeke Shakespeare a xwedî qabiliyet hebûya, serpêhatiya wê ê çi bûya? Woolf, ji berê heta roja xwe şert û derfetên herdu zayendan û tesîra vê yekê ya li ser nivîsînê nîşan dide, raberî me dike bê serdestî, şîret û piçûkxistinên mêran çawa wextekî nivîsîna jinan qutifandiye. Temsîla jinan a di edebiyatê de û rewşa wan a jiyana rastî berawird dike, ji yên mirî ta yên sax ên serdema xwe, çav û hişê xwe li berhemên mêran, ên jinan digerîne. Bêyî navê hînkeriyê, bi rêya romannûsa xeyalî Mary Carmichael, çirayekê pêdixe û jinên dil hene binivîsin gav bi gav ber bi hunera nivîsînê ve dibe, nivîsîneke ji qehr û keser û gazin û hêrsa sedan salan şûştî, ya li ser her mijarê û bê texsîr. Wek asteke kemilî û berz, qala hişê duzayend dike û dema vê barana fikran dibarîne, me jî li keştiyekê siwar dike û di nav bi dehan nav û rûyan, deng û peyvan de dibe rêwîtiyekê.

27,00 
%28
19,44 
Ön Sipariş Ürünü
Satışa Çıkma Tarihi:
Tedarik Süresi: 3 İş GünüSatışta Değil
TÜKENDİ
100 TL üzeri kargo bedava! Kargo Bedava
  • Barkod : 9786257253307
  • Kapak : Ciltsiz
  • Kağıt Cinsi : 2. Hamur
  • Boyut : Normal
  • Sayfa Sayısı : 128
  • Basım : Nisan 2021
  • Ebat : 13.00x19.00 cm
  • Ağırlık : 128 g
  • Çevirmen : Aynur Kaş
Virginia WoolfVirginia Woolf

Virginia Woolf 20.Yüzyılın en önemli yazarlarındandır. Hem feminist hem de modernist bir yazar olan Woolf 25 Şubat 1882’deLondra İngiltere’de dünyaya geldi. 

Hiç okula gidemedi evinde eğitim aldı. Ailesi İngiltere’nin seçkin Entelektüellerinden olması, iyi eğitim görmüş olmaları Virginia Woolf için büyük şanstı.

 Babası Sir Leslie Stephan editör, eleştirmen ve biyografi yazarıydı. Görkemli kütüphanesi sayesinde kızı Virginia kendini yetiştirme fırsatı yakalamıştı. Özel öğretmenler sayesinde Latince ve Yunanca dersleri almış olan yazar daha dokuz yaşlarındayken ağabeyi Thoby ile evlerinde Hyde Park Gate News isimli haftalık dergi çıkarmaya başladılar. Babasının Viktoryen bağları vardı ve bu Virginia’yı sonları etkileyecekti.

Babasının ilk eşi dönemin ünlü romancısı Thackerray’ın kızıydı eşi akıl hastası olduğu için bu kadından olan ilk kızı Laura anneannesine çekmiş ve 20 yaşında akıl hastanesine kapatılmıştı.

Virginia’ın annesi babasının ikinci evliliğiydi öz kardeşleri Thoby, Vanessa Stephen, Adrian Stephen ve Stella Duckwort, Laura Makepeace, Gerald Duckwort, ve George Duckworth, Stephen isimli beş kardeşi daha vardı.

Yazarın teyzesi birinci sınıf fotoğrafçı, Büyükbabası, amcası, üvey kardeşi ve babası şövalyelik payesi almış entelektüellerdi. 

Teyzesi Cambridge Newham College’in başındaydı.

Virginia Woolf’un ailesi yazariçin önemliydi evde öğrenim görüyordu ve hayatının büyük bölümü ailesinin etrafında dönüyordu.

7 Hizmetçi, yetiştin bir dolu kadın, ailesi ile birlikte Hyde Park Gate’de 6katlı bir evde yaşıyordu.

Ve yazarın hayatının değişmesine neden olacak zorlu bir döneme giriyordu. Artık hiç bir şey eskisi gibi olmayacaktı.

Virginia Woolf’un Değişen Yaşamı

Takvimler 1895’i gösterdiğinde annesini grip nedeni ile kaybeden küçük Virginia henüz 13 yaşındaydı. Annesinin ölümü onu derinden etkilemiş 2 yıl boyunca sinir bozukluğu nedeni ile krizler yaşamaya başlamıştı. Bu yaşadığı ağır şok ve çok ağır depresyon nedeni ile zaman zaman hayali yaratıklar görüyordu ve olmayan sesleri duyma gibi halüsinasyonları yaşamaya başlamıştı. 1904 yılında ise babasını kaybetmesinin yaşadığı travmatik durum sonrası gerçek yaşama dönmesi bir hayli zaman aldı.

Bu sürenin sonunda kardeşleri Vanessa,Thoby, Adrian ile birlikte daha 22 yaşında iken Londra’ın Bloomsbury semtine taşınmaları ve bu yer değişikliği Virginia için bir kaçış oldu.

Miras olarak çok para kalan kardeşler kurallara bağlı olmadan yaşamanın verdiği rahatlıkla evlerinde sabahlara kadar oturup sanat, edebiyat, din ve aşk üzerine tartışırlardı.

Profesyonel anlamda yazmaya 1905 yılında başlayan Woolf Times Literary Supplement’e edebi eleştiri yazıları yazıyordu.

1906 yılında Thoby kardeşleri ile çıktığı Yunanistan gezisinde yakalandığı Tifodan hayatını kaybetmesi Woolf için başa çıkılamaz bir şok olmuştu.

Thoby öleli iki gün olmasına rağmen yasını bile tutmadan ablası Vanessa evlenmiş ve yazarın hayatında büyük değişiklikler olmuştu.

Kardeşi Adrian ile başka bir eve taşınan Woolf aydın çevrelerle tanışma fırsatı bulmuş Londra sosyetesinin hanımlarının katıldığı toplantılar düzenlemeye başlamıştı.

Bu toplantılarda açık sözlülüğü ve sivri dili ile öne çıkmış aynı zamanda Times Literary Supplement ve Cornhill dergilerinde edebiyat eleştirmeni olarak yazmaya başlamıştı.

Virginia Woolf’un Özel Yaşamı

1909 yılında Lytton Strachey ile nişanlanmış anlaşamadıklarını düşünerek nişanlısından ayrılmıştı. Bir yıl kadar ruhani çöküş yaşayan Woolf yayınlamayı düşündüğü ilk romanı The Voyage Out için okuyuculardan gelecek eleştirileri düşünüyordu.

Ablası Vanessa o dönemler iki tane çocuğu ile meşgulken eniştesi ile flört eden Woolf bundan büyük rahatsızlık duyuyordu.

Bir depresyon zamanında kendisi ile ilgili olarak ‘ 29 yaşında hala evlenmemiş bir başarısız. Çocuğu da yok üstüne üstlük ruhen hasta ve yazar falan da değil’ sözlerini kullanmış doktorlar psikolojik olarak incinmişlerinin çok olduğu için yine bir dinlenme dönemi kürü vermişlerdi.

Endişe yüklü olarak yayınladığı romanı The Voyage Out eleştirmenler tarafında bir hayli övülmüştü, stili zeki, kurnaz ve yaşam dolu olarak nitelendirildi.. 1912 yılında Ağabeyi Thoby’nin arkadaşı sol kanat siyaset kuramcısı Leonard Woolf ile tanıştı ve bu hayatının dönüm noktası oldu.

Çünkü bir ömür boyu sağlığının bekçisi ve kişiliğinin en büyük destekçisi olacaktı.1913 ve 1915 yıllarında evliliklerin ilk yıllarında şimdiye kadar en ağır ruhsal çöküntüyü yaşayarak intihar girişiminde bulundu.

Kocası Leonard birçok doktorla konuşmuş ve bu evliliğin çocuksuz devam etmesi gerektiğini düşünmüş olmaları Woolf’un bu ağır çöküntüye girmesine neden olmuştu.

Hamilelik yazar için önemliydi ve bunu yaşamadığı için kendini başarısız ve tam bir kadın gibi göremiyordu.

Beyinsel tüm uğraşlar yasaklanan Woolf bir kliniğe yatırıldı. İyileşmeden geri dönmüş olmasından dolayı kocası onu tekrar kliniğe geri yatırma girişimleri ile mücadele ederek hayatına son verme girişimlerinde bulundu. Durumu düzeldikten sonra çift 1917 yılında yaşadıkları evden adını alan Hogarth Press’i kurdular. Burada dönemin öncü yazarlarının kitaplarını bastılar. Bu durum aydın yazarlar cemaatinde Woolf’un daha özgürlükçü yaşamasına yardım etmişti.

Virginia Woolf Edebi Hayatı

1919 yılında ikinci kitabı olan Night and Day’i yayınladı Woolf bu romanında alışmış kalıpları izlemişti. Bu iki romanı ile birlikte yazarın deneyci kişiliği ön plana çıktı bu yılda ünlü yazısı olan Modern Roman da savunduğu gibi yeni bir anlatım aramaya başladı.

Çok Fazla izlenimden oluşmuş yaşamı ve bunun izleyicisi olan kişiye bütün renkleri ile sunabilmek için bilinç akışı tekniğini benimsedi. 1922 yılında bir diğer romanı Jacob’s Room’da bu tekniği kullandı ve aynı sene Vita Sackville-West ile tanışarak bir ilişki yaşamaya başladı.

Kadınlara olan ilgisini daha önce fark etmişti ve romanlarında bundan bahsediyordu zaten. Yazarın Orlonda isimli klasik kitabını bir aşk mektubu ile birlikte sevgilisi Vita’ya adadı.

 1925 yılında ise okuyucularla buluşacak olan Mrs. Dalloway bilinç akışı tekniğinin en başarılı örneği seçilecekti.

1929 da A Room of One’s Own’u yayınladı ve bu kitabında kadınların yazarlık veya başka mesleklerde söz sahibi olabilmeleri için kendilerine ait bir odaya ve bir gelire sahip olmaları gerekliliğini anlatmıştı. Tam bir başyapıt olarak nitelendiriliyordu.

1937 yılında The Years adlı romanının kaleme almış fakat savaştan ve kötü etkilerinden etkilenmeye başlamıştı. Birçok eski dostunu kaybeden Woolf yüksek bir bunalım yaşamaya başladı.

II. Dünya savaşının başlamasında sonra intihar Virginia’nın daha çok düşündüğü bir konu haline gelmişti. Eşi Leonard Yahudi’ydi ve Nazi Tehlikesine karşın Virginia’ya oranla daha fazla etkileniyordu.

Savaş kapıya dayanmıştı Londra’da Luftwaffe’in hava saldırılarından evlerinin bir bölümü ve The Hogarth Press’in bürosu yerle bir olmuştu. Woolf çifti büyük bir çaba ile Virginia’nın babasından kalan kütüphanesinden kalan kitapları evlilikleri boyunca bitirdikleri ve basılmış binlerce kitabı kurtarmayı başardılar.

Virginia Woolf Ne zaman Öldü?

Tarih 26 Şubat 1941’i gösterdiğinde Between the Acts’i bitiren Woolf müsveddesini okuması için kocası Leonard’a vermişti.  Bu romanı yazarken sıkıntı çekmeden büyük bir keyifle yazmıştı. Kitabı okuduktan sonra kitaptan hoşlanmayan Virginia Woolf’un depresyonu iyice artmaya başlamıştı.

Okuyamayan ve yazamayan bu şekilde aklını tamamen yitireceğinden endişe eden Virginia Woolf kendini ölmeye hazır hissetti. Takvimler 28 Mart 1941’gösteriyorken biri kocası Leonard diğeri partneri lezbiyen Vita Sackville- West’ e olmak üzere iki veda mektubu yazdı. Bastonu ile Ouse ırmağına yürüdü ceplerini kendini suda batırmaya yetecek kadar taşlarla doldurduktan sonra ırmağın soğuk sularına kendini bıraktı ve intiharında bu sefer kesin bir kararlılık göstermişti.

Woolf’un kocası Leonard’a bıraktığı mektupta şunlar yazılıydı;

‘ Sevgilim, yine çıldırmak üzere olduğumdan eminim. Yaşadığım o Korkunç anlara geri dönemem artık. Bu kez İyileşemeyeceğim. Sesler duymaya başladım, hiçbir şeye odaklanamıyorum. Bu yüzden yapabileceğimin en iyisi olduğunu düşündüğüm şeyi yapıyorum. Sen bana verilebilecek en mutluluğu verdin. Benim her şeyim oldun. Bu korkunç hastalık beni bulmadan önce birlikte bizim kadar mutlu olabilecek iki insan daha düşünemezdim. Artık savaşacak gücüm kalmadı. Hayatını mahvettiğimin farkındayım, ben olmazsam rahatça çalışabileceğini de biliyorum. Bunu sende göreceksin. Görüyorsun bunu bile düzgün yazamıyorum. Okuyamıyorum. Söylemek istediğim şu ki, yaşadığım her mutluluğu sana borçluyum. Bana hep sabır gösterdin, çok iyi davrandın. Demek istediğim bunları herkes biliyor. Eğer biri beni kurtarabilseydi o kişi sen olurdun. Bir tek senin iyiliğinden eminim, onun dışında her şey beni terk etti. Hayatını mahvetmeye devam edemem. Birlikte bizim kadar mutlu olabilecek iki insan daha düşünemiyorum’.

Devamı
Yorumlar
Bu ürüne toplam 0 yorum yapıldı.
Ortalama Puan:
Mükemmel
Çok İyi
İyi
Fena Değil
Çok Kötü
Ürün Yorumları
+0 Olumlu yorumlardan sizin seçtikleriniz
-0 Olumsuz yorumlardan sizin seçtikleriniz
Tüm Yorumlar (0)
Bu kitap hakkında ilk yorum yazan sen ol.Bu ürün hakkında ilk yorum yazan sen ol.

Kitapları

    Ürünleri

      Ürünleri

        Arama
        E-mail adresinizi giriniz
        Adet:
        Beden:
        Seçtiğiniz ürün sepete eklendi
        Mail adresini giriniz
        Özelleştir
        0000 0000 0000 0000
        CVC
        Ad Soyad
        5xx
        5xxxxxxxxx
        ZUBİZU Kampanyası kullan
        Ürün Detayları
        Teslimat ve Kolay İade
        Ürün Kodu:
        Kitap / Yazar / Yayınevi Ara
        Önceki Siparişleriniz
        Önceki siparişleriniz için tıklayın
        Üyelik Bilgilerim
        Üyelik Bilgilerim
        Veya
        En Az 6 Karakter
        Toplam Tutar:
        Varsa İndirim Kodunuz:
        Sipariş Notu
        Kapıda ödeme seçeneği 125 TL altı siparişlerde kullanılabilir. 125 TL üstü siparişler için havale, kredi kartı ya da banka kartı ile ödeme yapılabilir.
        Açev Bağış
        Ürüne daha önceden puanlama ve yorum yaptınız.
        Kitap AyrıntılarıÜrün Ayrıntıları
        100 TL üzeri kargo bedava!
        FIRSATI YAKALA
        Ürünler
        Teslimat Bilgileri