Şah Damarı

Hakan Coşkuner
İrisluna Yayınları
Anılardan yola çıkarak felesefi mistik açılımlar yapan bir denemedir.
Rahat ve akıcı bir dil kullanılmıştır.
Özlü anlatım tercih edilmiştir.

Kitaptan alıntılar;

1. Yaradan meleklerden üstün kılmak amacıyla binyılların imbiğinden süzdürmüştü bizi.Alnımız apak, cildimiz ışıltılı, kırmızıya yakın pürü pak. Biz çok güzeldik ey insanoğlu. Ne oldu bize.

2. Kimseyi yargılama! Ah alma! Kendini hükümler vererek, Tanrı yerine koyma, Şirk koşma kendini, gizliden tanrıya!

3. Sizi sevenlere çok inanmayın, yapamayacağınızı söyleyenlere aldırmayın. Bazen sevgi ile korku karışır. Bazen cesaretle korku karışır. Bazen kuru mantıkla öz gerçekler örtüşmez. Bazen iyi kötünün içinde, kötü iyinin içindedir. Hava pusludur. Bazen en sevdiklerinizin mahpusu olursunuz. Kendinizi sizin yerinize kimse bulamaz. Kendinizi siz bulursunuz. Tanrı, yaşa demiş. Yetenek vermiş. Kimi sürünerek dağa çıkar. Kimi uçarak. Ama elbet çıkar.

4. Kendini bilmek aydınlanmadır! Kendini tam yaşamak ibadettir! Tekâmül yolculuğu dindir! Şeriatı, aşktır!

5. Çocukluk ölünce geriye bir şey kalmaz. Yok, edince çocukluğunu, büyümez çocuk. Sadece sakat kalır.

6. Zaman görecelidir. Devam eden ve birbirine değmeyen hayatlar ilahi sofrada bir AN’dır. Fizik kurallarının henüz çok azı keşfedilmiştir. Çocuklar, en geç zamanı öğrenir. Zaman bir şartlanmadır.

7. Binlerce yıllık ilkel şuurlar toplumun bilinçaltını belirliyor hala. Tanrıya kul olamayanlar cemaatleşip kula, softalığa, cahilliğe kul oluyor.

8. Zaman zaman amacından saptırılarak sufi dergâhlarında bile mobbing uygulana gelmiştir. Oysa asıl olan nefsi öldürmektir, benliği değil. Benlik tanrının en hakiki hediyesidir. Öldüren, kâinatı öldürür. Her ne kisve altında yaparsa yapsın!

9. Mantık saçmalar, mizah olur. Yaramaz bir çocuktur bazen mizah. Bazen bir anarşi! İyi kötünün içindedir. Mizah, her şeyin içinde!

10. İnsanda kuyruk yoktur. Kuyruk, insanın gerçeğidir. Peşini hiç bırakmaz.

11. İnsan menfaati uğruna aklını yitirir bazen. İçgüdülerine dahi yabancılaşır. Köpeklerin dahi çok bilinçli bir bireyselliği vardır. İnsanın kendine ettiğini hiçbir kimse ona edemez.

12. İşsizlik, çaresizliğin saçmalığıdır. En verimli yıllarınızda, bünyenizin üretmek için çıldırdığı, aklınızın beyninize sığmadığı zamanlarda, boşa çıkarsınız. Akıl yüksekse, aleyhinize çalışmaya başlar. Ters kültür şokuyla birleştiği zamanlarda dibi görürsünüz. İnsan bünyesi, hele gençken, binlerce yıldır çalışmaya odaklanmıştır. Atalarınızın bünyesinden DNA hafızası o şekilde gelir. Oysa siz akışta kıyıya çıkar ve akıp gideni seyredersiniz. Zaman cinayetidir. Gençlik cinayetidir. Kapitalizmin açık kalmış gerisidir!

13. Sevmek başkadır, eşit olmak başkadır. Zorlarsan acı çekersin. Zorlarsan acı da çektirirsin. Kanatların seni kaldırıyorsa, tabiatın uçmaktır. Tavuklara maskara olmak değil.

14. Ruhu güneş gibi olanlar var, ruhu ay gibi olanlar var, ruhu kara delik gibi olanlar var! Sana verilen ruh rahmani güneşle doğar. Haykırışında da kahkahasında da ışık vardır. O ışıkla parlarsın. Ne gözlük takmak, ne ışıkları kapatmak! Sana düşen apaydın yaşamak!

15. İnsanın temayülüdür. Kendisi iyi olsa bile, kötü egemense, kötü düzene uyar. Kötü ise o kötü düzende zaten göbek atar. Düzen sana uymazsa sen düzene uy cümlesi uydurmadır.

16. Aklı hayırlı kullanmak gerekiyor. Dualarımızı akla inandırmak gerekiyor. Akla ibadet ettirmek gerekiyor.

17. Dünya insan kazansın diye tasarlanmış. İmtihan birbirimizle. Kötülük birbirimize. Düzeltmek de elimizde. İnsanın, tabiatın mükemmelliğinde yabancı madde gibi görünmemesi gerekir. İnsan aklını tüm kötülüklerden arındırmak ve öyle özgürleştirmek gerekir. Kötülüğe gülüp geçilecek günler olacak. Aklın kötülüğü unutacağı günler olacak.

18. Türk’ün aklında soyut bir güç olarak devlet vardır, ona mürit, kurban ve vergi vererek tapınır. Kendisi hep ikinci plandadır. Bu organize olma alışkanlığı sadece devlet kurmada başarılır. Gündelik hayat, devletin dahi ilgilenmediği bir kargaşa üzerine kuruludur. Nasıl olsa devlet vardır. Adı yeter!

19. Haklı olduğunuz hiçbir konu, bir kadının kırık ayna olan gözlerindeki acı bakışa değmez. O acı bakıştaki acılık başka bir şeyle de ölçülmez. Düşünceler sizi bilge yapar ama duygular sizi insan yapar. Kadını anlamak uzun sürer. İnsanı anlayınca insanoğlu olursunuz. Kadını anlayınca yanına yakışırsınız.

20. Bakmadan göremezsin. Göremeden ayamazsın. Aymadan sevemezsin. Sevmeden Hakka yürüyemezsin. Bir mana ifade edemezsin. Olan mananı da kaybedersin. Kuru ota dönersin. Yaşadığın evi bile severken, canlı cansız tüm varlığıyla koca tabiatı neden sevmezsin. Tabiat yaradılış müzesi gibi, ister akılla ister duyguyla kavra, sadece içine çek, kucakla!

21. Herkes şarkı söyler. Şarkı söylemek insanın en hafif, en tatlı çılgınlığıdır. Mizah gibi müzik de asimetridir. Beynin düzenine küçük isyanlardır ikisi de. Mantığa nefes aldırır ve içgüdülere yol verir. Müziğin beyinde harekete geçirdiği noktalar vardır. O noktalara ne kadar vurgu olursa beyin keşfedilmemiş bölgelerini çalıştırır. Zekâ ve mantığı serinletir.

22. Yaşama sevinci imanın özüne dairdir. Yaşama sevincine dair ne varsa o imanı yüceltir.

23. İnsan kendine acımasızdır. Kendini eleştirmeye başladı mı kendini engelleyecek başka varlık yoktur. Kendi vicdanı kendine fayda etmez. Akılda vicdan yoktur. Akıl odaklı baktığında kendini daha çok eleştirirsin. Herkesi sevenin en başta kendisini de sevmesi lazımdır. Ama o akıl yok mu?

24. Ruhun derinliklerinde milyonlarca küçük melekle konuşan bir ben vardır. Sevdiği ruhları aşka çağıran bir aşk vardır. Onlar oraya indiler. İçine girmeden sana yoldaşlık etmeye geldiler

25. Tanrı size sadece mükemmel duygular vermedi, mükemmel de bir akıl verdi. Her şey yüksek bir inançla ama sebep sonuç ilişkisi içerisinde gelişiyor. Bu akıl ruh birlikteliğidir. Birini ihmal ederek başarı sağlayamazsınız.

26. Kader en mükemmel yerde güneş açar!

27. Mucize içimizde. Dışarıda bir şey aramayın. İçinizde bir karşılığı yoksa dış âlem manasızdır. Göz sizde, kulak sizde, inanç sizde! Renkler bile sizin algınıza göre.

28. Kırıklarım var oysa. Zamanla iyileşebilen. Zaman Tanrının merhemidir. Sürersin ve beklersin. Kendine üzülmek ve Tanrıya küsmek bize göre değil. Bizim inancımız yürek işi. Yüreğinin abdestini sağlam tut. Gerisi gelir. Bilen senledir. Bilmeyen öğrenir. İlahi adalet zaman terazisini kullanır. Hiçbir şey bilmiyorsan kendini bil! Çünkü çoğu sende saklı!





Hakan Coşkuner Kitapları
25,00 ₺ %22
19,50 ₺
1 günde kargoda
50 TL üzeri kargo bedava! Kargo Bedava

Kitap Ayrıntıları

Türü: Edebiyat, Deneme
ISBN: 9786056936302
Kapak: Ciltsiz
Boyut: Normal
Sayfa Sayısı: 272
Basım: Mayıs 2019
Ebat: 13,5x19,5 cm
Hakan Coşkuner

Hakan Coşkuner Hakkında

Çocukluğu Trabzon'da Geçmiştir. İlk gençliğini Adapazarı'nda yaşamıştır. Üniversite yıllarını Ankara'da geçirmiştir. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. İlk mesleği Radyoculuk ve Reklam yaz...

Şah Damarı Kitap Yorumları

Yorum eklemek için üye girişi yapmalısın.
  • Mert Aydan (15.05.2019)

    Kitabı yeni bitirdim ve en çok hoşuma giden kısım ise “ Aklı hayırlı kullanmak gerekiyor. Dualarımızı akla inandırmak gerekiyor. Akla ibadet ettirmek gerekiyor.” Sözleri oldu. Yaşama sevinci olan herkesin okumasını tavsiye edeceğim kitaplardan biri diyebilirim.

  • Yiğit Baykam (08.05.2019)

    Şah Damarı kitabını okumayanlar varsa okumalarını tavsiye ederim. Sade ve yalın bir dil kullanıldığından okumakta kesinlikle zorlanmayacak hatta etkisinden uzun bir süre kurtulamayacağınız bir eser.